Cumartesi, Aralık 31, 2005

Yil biterken bir iki sey!


Kasim basinda islemesini Marlies'ten ögrendigim ilk isleme kartim:)
Aslinda biraz bu yildan biraz gelecek yildan bahsetmek istiyordum fakat yilbasi geldi catti. Ben herzaman ki gibi yapilacaklar listemi yetistiremedim;) Ben bloguma yilbasi klasiklerinden bir fondue veya bir raclette koyamadan kapatiyorum. Bu aksam ki davette olursa eklerim yarin;)
Hizli ve dolu gecen blogumun ilk yilinda bana sanal dünyadan geriye kalan kendimce icime sinen bir blog, bircok yeni tarif ve bir dünya yeni dost, arkadas ve tanidik!
Gelecek yil umarim yeni lezzetlerle, günlük mutfagimdan ve hayatimdan anilarla devam. Bütün herkesin, tüm blog komsularimin yeni yili mutluluk ve sevinc getirsin!

Aslinda yil biterken bir bilanco yapmak istiyordum. Size de sormak istiyordum fakat vakit olmadi. Ben yine de bir iki sey yazmak istiyorum.
Bu yil gecen yillara göre en cok kullandigim ve önemli olan alet mutfagimda tartimdi. Bloga basladiktan bu yana 5 yillirdir mutfakta kullanilmadigi kadar kullanildi. Stefan'in hediyesiydi, zaten makbule geciyordu fakat bu yil bir baska makbule gecti. Danke Stefan!

Blogumla beraber ilk kez bu yil krem karamel yaptim.

Ilk kez kendi zeytinimi hazirladim! Cok büyük zevk aldim, biraz gurur duydum kendimle;) Bu yil cok az cizik zeytin yaptim, gelecek yil zamanim olursa dövme deneyecegim.

Matcha ile tanistim blogum sayesinde. Baktim bayagi da kullanmisim cok sevmeme ragmen bu cayi.

Son olarak eski bir ögretmenime gönderdigim pralin ve trüfle kutumu göstermek istiyorum. Cok sevdigim bir kac yeni denemelerimden örnek olarak.
Hep güzel ve cici seyler yayinladim. Bir firin olayim vardi sizinle paylasamadigim. Mutfaktaki kazalara örnek olarak resmi bulur bulmaz onu da bu yil bilancosuna ekleyecegim;)


Mimlerde cevap sirami bozuyorum fakat yeni yilla ilgili oldugu icin afedilecektir umarim:)
Elvan bu yildaki hayallerimi sormus. Tesekkürler! Hem kolay hem zor geldi. Biran bircok sey aklima gelir gibi oldu sonra da otomatik eleme yaparak aaa hic birsey kalmadi;) Fakat sanirim bes gerceklesmesini istedigim hayal buldum.
Ilki icin Elvan senden esinlendim:)
- ben de kilo vermek zorundayim Gülsen'in dügününe elbiseme girmem gerek;)Umarim basarili olurum!
- gelecek yil bu zaman tasinmamizi az kayipsiz atlatmis, hayatimizdan memnun olacagimiz bir yerde ve yasamda olmak istiyorum. Insallah hayal ettigim yerde olur:)
- Mayis'taki Amerika seyhatimiz gerceklessin istiyorum.
- bloguma düzenli devam edeyim.
- yapmak zorunda oldugum projede hayal edebilecegimden hizli ve basarili ilerleyeyim.

Sevgili Tuhfe, Hatice , Derya ve sevgili yeni annecik sizin bu yil icin gerceklesmesini istediginiz hayaller ne?

ALTTAKI YORUMLARA YARIN CEVAP YAZACAGIM! Ev ahalisi beni bekliyor evden cikmak icin;) Gelecek yil görüsmek üzere! Sevgiler!

Perşembe, Aralık 29, 2005

Güzel ve özel anlar!

Biz de sevgili kardesimi sözledik! Hep Gül ve sen olan kardesimin (Gülpembemizin) ve müstakbel esinin ömür boyu mutlu olmasi dilegiyle:)

Hayatta hep güzel anlar oluyor ve biz onlari az cok sofralarla renklendiriyoruz. Bu sofra bizim gecen Cumartesi hazirladigimiz ev ici acik büfemizdi. Aslinda ne pastadan ne de diger lezzetlerden güzel resimler var fakat yine koymak istiyorum.
Schmandkuchen, kalbura basti ve köstebek pastasi üc misafirimizden geldi! Gerisini biz hazirladik. Okuyamasalar da "Tesekkürler Arife, Jale ve Mukaddes!"

kisir
etli ve etsiz sarma
kuru patlican dolmasi
yogurtlu havuc salatasi
portakalli hindistancevizli havuc salatasi
guacamole (avokado ezmesi)
barbunya pilaki
sarköy usulü fasülye
acili ezme
babaganuj
kisir (resimdeki sekilden 3 tane)
kolay su böregi
gül böregi
kabakli mantarli kis
zeytinli, kuru domatesli, beyaz peynirli muffin
kabakli cikolatali kek
petit pour
profiterol
ananasli krem
Gewürzkuchen (baharatli kek)
cikolata kremali pasta
söz serbeti
agiz tatligi baklava
ve güllü pastamiz!

Bitmis bir resmi yok pastanin:( . Malesef icinden de hic resim yok, oysa ici de en az disi kadar renkli ve lezzetliydi. Ahududluydu.



Yarina bir giris hazirlamak isterim eger yetistiremezsem simdiden herkese "Mutlu Yillar!"

Perşembe, Aralık 22, 2005

yoktum, yogum, birkac gün yok olacagim

Sevgili Arkadaslar, yogun oldugumu bildirmek icin biraz gec kaldim:( Fakat bilgisayar basina oturmam nerdeyse hic mümkün olmayinca haber de veremedim. Yogunlugum birkac gün daha devam edecek fakat blogum hala misafir kabul ediyor:) aklimdasiniz yakinda görüsmek üzere!

Perşembe, Aralık 15, 2005

YE#5 Kestane

Bu sefer ki YE'nin ev sahibi sevgili Devletsah, bize konuyu anons etti edeli bir cok kestane sever gibi benim de hazirliklarim vardi. Hazirliklarim ya düsüncede ya da asamalarinda kalmak zorundaydilar. Son iki gün kestane YE'ye katilamiyacagimi bile düsünmeye basladim. Ne ayip olurdu. Eeee ne de olsa kestaneli tariflerin en cok bulundugu bir ülkedeyim. Tahil yerine en önemli gida maddelerindenmis cok yakin zamana kadar Isvicre'nin güneyinde kestane. Ondan olsa gerek ki eskiden "fakirin ekmegi" olan kestane marketlerde kestane püresi, kurutulmus kestane, haslanmis kestane, kestane unu, kestane ezmesi (kepegi), kestane bali ve kimbilir benim bilmedigim daha ne gibi sekliyle bugün bazen hicte ucuz olmayan sekliyle bulmak mümkün. Inanin bu bir kestane sever icin süper bir lüks. Bu lüksten ayrilmak zorunda kalma ihtimali korkunc!
Kestaneli tatli yapmaktan hemen bastan vazgecmistim aslinda kestaneyi daha cok tatli tariflerinde sevmeme ragmen. Pasta uzmanlari kimbilir neler döktürecekti, bizim evde siyah cikolata ile karisik yapilan basit bir tatli sönük kalirdi mesela;) Yeni aldigim sadece kestaneli tariflerin bulundugu kitaptan ve kütüphanedeki kitaplardan kestaneli salata, kestaneli corba ve sufle düsünmüstüm. Kestaneyi tuzlu sadece güvec türünde yedigimiz icin biraz genisletmek istedim tuzlu tariflerimi. Salatayi hic yapmadim. Corbayi iki kez yaptim. Sufleyi bu hafta yaptim. Aslinda elimde olan kestaneli ürünleri de tanitmak gerek diye düsündüm. Hic birseyim yok derken, resim cekmeye baslayinca bayagi da uzun bir giris olacagini fark ettim. Zamanim yok diye lafi uzatmamam gerektikce uzatiyorum farkindayim.

Kestaneli Sufle (tavsiye olunur!)
1 sogan
1 dal biberiye
250gr soyulmus haslanmis(10-12 dak.) kestane
100gr tereyag (ben hafif daha az kullandim)
3 yumurta (
2 yemek kasigi gruyer kasari (Gruyère) (ben sanirim biraz daha fazla kullandim)
deniz tuzu ve taze cekilmis karabiber
bir limonkabugu rendesi

- Haslanmis kestaneyi bir kismini ayirarak mutfak robotu yardimiyla püre haline getirin. Ayirdiginiz kestaneleri ise küp küp dogramaya calisin. (Tarifte hepsi püre haline getiriliyordu fakat böyle disimizin altina kestane gelmesinin güzel oldugunu düsündüm ve kararim yerindeydi.)
- Ince dogranmis soganlari ve kiyilmis biberiye yapraklari ile hafif kizmis zeytin yaginda cevir. Kestane püresini ve küp kestaneleri ekle karistir.
- Yumurta sarilarini ve beyazlarini ayir. Yumurta sarisini ve oda isisindaki tereyagini mikserle güzelce cirp. Kestaneli karisimi ve kasari ekle. Tuz, karabiber limon kabugunu icine karistir.
- Cirpilmis yumurta beyazini dikkatlice önceki karisima ekle. Tereyaglanmis sufle kaliplarini dök.
- Kaliplari su dolu bir kapla 180° de 45 dakika firinla.
Biz yanina mantar sosu ile servis ettik cok sevdigimiz bir yemek oldu. Alti ve kenarlari firinda renk almasa da, lezzet güzeldi!

Gelelim corbaya:

Sapkali kestaneli kahveli corba (Verstecktes Kastanien-Kaffee-Süppchen) Tarifi ilk firsatta ekleyecegim!
1 sogan
100gr soyulmus kestane
1 yemek kasigi haslanmis veya kavrulmus kücük küp dogranmis kereviz (Brunoise)
1 yemek kasigi haslanmis veya kavrulmus küp dogranmis havuc (Brunoise)
1 yemek kasigi haslanmis veya kavrulmus incecik dogranmis pirasa (Brunoise)
100ml cirpilmis cig krema
tuz, karabiber, kahveli balsamik sirke
milföy hamuru
yumurta sarisi
Zeytinyaginda sogani ve kestaneyi azicik kavurun. Sebze suyunu ve espressoyu ekleyin. Yavas ateste 20-30 dakika kaynatin. Hafif haslanan kestanelerden bir kismini ayirin. Corbayi blenderden gecirin. Sebzeleri ve kremayi ekleyin. Tuz ve taze cekilmis karabiberle, kahveli balsamik sirke* ile tatlandirin. Corbayi isiya dayanikli corba kaselerine koyun küp kesilmis kestaneleri kaselere dagitin. (Ben mini güvecliklerimi kullandigim o cok sevdigim corba taslarimdan olmadigi icin;) Milföy hamurunu kase agizlarindan az genis kesin, yumurta sarisini sürün. Milföy hamuru ile kaselerin üzerini kapayin yumurta sarisi alta gelecek sekilde. Ister hamurun üzerini cizerek ister baska sekilde süsledikten sonra üzerine yumurta sarisi sürün. Isitilmis firinda 180° de 15 dakika pisirin. Sicak sicak servis edin.
Cok sik sunumlu bu corbayi esim cok sevdi. Bir ikinci kez yaptim acaba bende sevecek miyim diye;) Bu corba misafir/menü corbalari listeme girdi. Zahmetinden olsa gerek ana yemek olmadigi sürece günlük mutfagima giremiyecek galiba. Birde kahvenin corbaya verdigi rengi sevmedim;)
*biraz balsamik sirke, biraz elma sirkesi, biraz seker ve zencefille hazirlanan bir sirke siz biraz sekerlendirilmis balsamik sirke kullanabilirsiniz.

Bir de Vermicelles tarifi (aslinda kestane püresi;)) var ona deginmeden gecemem.


Vermicelles Isvicre'de her kantin de bulabileceginiz bir tatli. Türklerin sütlaci gibi. Ben size ana tarifi veriyorum fakat resimdeki Vermicelles'i kendim yapmadim. Burada uclu tüpler icinde almak mümkün. Verdigim tariften bu ince spagetti seklini cikarmak icin bir aleti var. Nette bulamadim hemen fakat Gülsen'den rica ettim kendininkini bir ara cekecek. Bende buraya ekleyecegim. Yoksa galiba 7 numarali düz duy da ayni islevi görüyor. Soyulmus kestaneleri ya az suyla tencerede ya da buharda yumsacik olana kadar pisirin. Biraz sütle bir tencerede ara ara karistirarak iyice ezilene kadar pisirmeye devam edin. Fazla sütü olursa süzün. Biraz esmer seker ve vanilya tozu(vanilya sekeri degil!) ekleyin ve blenderden gecirin. Püre soguyunca kullanima hazirdir.

Bazi kestane(li) ürünler:
Bu kestane unum. Iki cesit kestane unu var. Daha önce ateste kurutulmus kestaneden yapilanini bulamadigim icin hava da kurutulmusundan denemistim. Bu ateste kurutulmusu bence daha güzel. Kullanim alanlari birazcik farkli bu daha kuvvetli oldugu icin. Tatli bir un. Hatice'nin kestane YE icin bu un yerine kestane püresinden ekmek yaptigini gördüm, güzel bir alternatif bence. Bildigim kadariyla gluten icermiyor kestane unu. Yani cöliak (cölyak) hastalari icin veya cocuklarin yasina dogru ögünlerde kullanilabilir.

Bir de kestane ezmesi var. Ayni yulaf ezmesi gibi fakat cok daha ince. Ikinci corba yapisimda kestane yerine bunu kullandim. Müslilere, tatlilara kullanmak icin güzel birsey.




Bunlarda buzlugumda bugün size göstermek icin cikardigim iki püre ve dondurulmus kestane.
Bir de kestane recelimin resmini bulursam onu da buraya ekleyecegim. Biz cok severek yiyoruz. Böylece marketlerden ulasabildigim ve bir kestane severin evinde olan ürünlerden haberdar olmus oldunuz;) Bu arada ben kestaneyi öyle kebab olarakta severim;)

En sonunda da aylar önce Zinnur'un denedigim kestaneli cheesecake resmimi ekliyorum. Benimkinin rengi Zinnur'unkinden cok farkli cünkü beyaz cikolata almayi unutmusum. Böylelikle Zinnur'un siyah cikolatali cheesecake' inden de etkilenerek ikisi arasinda birsey yapmistim. 15 yil sonra ilk Cheesecake/Käsekuchen denememdi bu arada;) Pek Käsekuchen sevmeyen biriyimdir fakat Zinnur'unkileri tavsiye ederim:)


Hazirliklardaki basarisizliklarim: Kestane YE'ye hazirlanirken iki kilo kestane pisirdim. Birinde bir gece suyun icinde unuttum!!! Soymasi ertesi gün cok büyük bir dertti. Ikinci kiloda ise Zinnur'un sayfasindaki bir okuyucu tavsiyesiydi. Firinin isisini ön isitmadan sonra azaltmistim. Kestaneleri cizip hafif haslayana kadar fazla isinmasin istedim. Isiyi azaltigimi unutup kestaneleri öyle firinladim. Sonucta gerektiginden fazla firinda kaldi ve iyice kuruyemislik kestane oldular:)

EK: Önemli bir parcasini unutmusum girisimin. Sabahleyin farkettim. Gecen ay kestane ye icin hazirladigim baharatli kestaneleri dün girmeyi unutmusum:( Ulrike'nin daha önce yapacagi bir pasta icin hazirladigi kestanelerden ben de Bayram sonrasi hemen hazirladim. Bu tarifi yayinlamazsam gercekten büyük bir kayip olur kestane severler icin. Serin bir yerde birkac ay kalabilecegini söylüyor Ulrike. Dondurma yanina veya krema ile yenilebilecek güzel bir tat. Tarifi gün icinde yayinlamaya calisacagim.

baharatli serbette kestane
500 gr seker
2,1/2 cubuk tarcin
5 yildiz anason, cin anasonu
10 Karanfil
2 cay kasigi yenibahar tohumu
2 cay kasigi kisnis tohumu
500 gr kabuklari soyulmus hafif haslanmis kestane

Sekeri su icinde cok yavas ateste eritin. Kaynamasin serbetin rengi bozulmasin. Baharatlari ekle bir tasim kaynadiktan sonra 15-20 dakika yavas ateste hafifce pismeye devam etsin.
Kestaneleri serbete ekleyin cok yavas isida fokurdamayacak sekilde 10 dakika cektirin. 5 dakika sogutun ocaktan alip.
Kavanozlarinizi kaynatarak strelise edin. Kestanelerini kavanozlara koyun. Esitce baharatlari yerlestirmeye calisin. Serbetini ekleyin, kestanelerinizin üzerini örtsün. Iyice kapayin.

Cuma, Aralık 09, 2005

Recelli Kartaneleri

Bu kurabiyeyi bir etkinlik icin hazirladim. Haftasonu eski dostlar bize misafir oldugu icin tercüme ancak bugüne kaldi. Aslinda noel öncesi kurabiye olarak ise koyuldum fakat tüm yil yenilebilecek güzel bir kurabiye cikti ortaya. Orjinal isim ve sekil farkliydi: Omas Marmeladenkissen (recelli anneanne/babaanne'nin recelli yastigi). Hamur- ravioli kesecegim olmadigindan, annemlerden getirmeyi unuttugum icin, arkadaslarimdan, komsulardan istemedigim icin, Suriye'den aldigim sahte, modern;) kerevic kalibimdan recelli kar taneleri hazirladim. Tarif Dr. Oetker'in 64 numarali reklam brosürüne ait. Kurabiye severlere denemelerini öneririm. Ben komsuma götürmesi icin esime rica etmeme ragmen tabagi "yok biz yeriz" diyerek mutfaga koydu. IFE'de diger kurabiyeler yerine masa üstünden gitti gitti bunlardan yedi;)

Recelli anneanne yastiklarindan cikan Recelli Kartaneleri

300 gr un
2 cay kasigi kabartma tozu
125 gr seker
1 poset vanilya sekeri
50 gr oda sicakliginda tereyag veya margarin
1/2 sisecik Rum-Aromasi
(Ben Ameretto aromasi kullandim ~ kullandigim kiraz receline cok iyi uydu)
2 yumurta

Ayrica
100 gr mürdüm erigi musu yada herhangi bir recel cesidi
Pudra sekeri

- Hamur icin olan tüm malzemeyi yogurun ve 30 dakika serin yerde dinlendirin.
- Hamuru 3mm incelikte acin ve hamur kesecegi ile 4,5 x 3,5 cm büyüklügünde dikörtgenler kesin. Dikdörtgenlerin yarisini tepsiye yerlestirin. Üzerlerine iki cay kasigi (findik büyüklügünde) kadar recel koyun. Kalan dikdörtgenleri hafifce kenarlarindan basarak üzerine yerlestirin. Firinin orta katinda 180°de 10 dakika kadar pisirin.

Pudra sekeri serperek servis edin.


Resimdeki arkadaki kurabiyeleri Ulrike'den esinlenerek yaptim, bu haftasonu gelen misafirlerimiz sevdi. Kartanelerinden kalmamisti tabi. Onun yerine komsumun getirdigi leziz kurabiyeler vardi.

Perşembe, Aralık 08, 2005

Kulinarischer Adventskalender #9 ~ Gefüllte Schneeflocken

Kommt rein, trettet ein, hosgeldiniz! Zu Adventzeit gibt es soo viele leckere Plätzchen. Auch bei mir gibt es heute Pätzchen im 9.ten Söckchen. Ursprünglich sollten es Omas Marmeladenkissen werden. Da aber der Weichnachtsmann vergessen hat mir einen Teigrädchen mitzubringen, entstanden mit Hilfe eines moon cake mould ähnlichen(!) Ausstecher* - Not macht erfinderisch- gefüllte Schneeflockenplätzchen. Das Orginal Rezept ist aus einem der Dr. Oetker Werbe-Broschüren mit der Nr. 64. In Klammern stehen meine Änderungen.

Gefüllte Schneeflocken aus Omas Marmaladenkissen

Knetteig:
300 g Weizenmehl
2 TL Backin
125 g Zucker
1 Päckchen Vanillin-Zucker
50 g weiche Butter oder Margarine
1/2 Röhrchen Dr. Oetker Rum-Aroma
(Ameretto-Kaffee-Aroma ~ passte gut zur meiner verwendeten Kirschkonfitüre)
2 Eier

Außerdem:
100 g Pflaumenmus oder Marmelade (Kirschkonfitüre)
1 Päckchen Dr. Oetker Dekorzucker mit Vanille-Geschmack (Puderzucker )

- Aus den Zutaten einen Knetteig herstellen. Etwa 30 Minuen kalt stellen.
- Teig auf leicht bemehlter Arbeitsfläche etwa 3 mm dünn ausrollen und mit einem Teigrädchen in etwa 4,5 x 3,5 cm große Rechtecke teilen. (Ich habe mit dem Ausstecher gearbeitet.) Die Hälfte der Rechtecke auf das Backblech legen. Mit Hilfe von 2 Teelöffeln jeweils einen etwa haselnusskerngroßen Klecks Mus oder Marmalede geben. Die übrigen Rechtecke darauflegen und an den Rändern andrücken. Die Plätzchen auf mittlerer Etage vorgeheizt bei 180° etwwa 10 Mon. backen..
Gebäck sofort mit Dekorzucker bestäuben und dann auf einem Kuchenrost erkalten lassen.
*Den habe ich aus Syrien. Der wird in der Türkei und Syrien zum Plätzchen(auch mit Füllung) backen verwendet. Nur sind die orginalen Ausstecher eigentlich aus Holz. Meines ist ein modernes, einfaches Exemplar.
Auf dem Bild sind auch noch Plätzchen, die Ulrike und Claudia gebacken hatten, gleich mit nachgebacken;)
Ich muss noch zugeben, dass nach den Meisterwerken, kreative Ideen der Darstellung und besonderen Rezepte der ersten 8 Adventsöckchen-Füllern mir mein Beitrag nicht leicht gefallen ist. Dies soll ein dickes Lob an Euch sein;) Auf die anderen Söckchen bin ich, wie ihr auch gespannt. Allen eine schöne Adventszeit!

Çarşamba, Aralık 07, 2005

Simdi de kitap mimi!

Bu mim icin Tuhfe ebelemisti beni. Ama nedense onun mimini bulamadim. Sorulari kopyalayacaktim cünkü sorularimi VE cevaplarimi coooook düzenli biri oldugum icin bulamadim;) Bu mimin rastgeleden sonra yayinlanmasinin sebebi bu:)
Kitap mimi icin resim cekmek isterken, IFE onun kitaplarini da cekmemi istedi:) Ise koyulduk ve her köseye dagilmis kitaplarinin bir kismini (bilabildiklerimizi;))topladik, yerine yerlestirdik. IFE kendince süsledi;) ve iste onun kitaplari:


* Kac kitabim var?!
Bilmiyorum hic saymadim/k. Bazilarina göre cok az, bazilarina göre coktur belki.

* En son aldigim kitaplar:
Ben sehir kütüphanesinden yararlandigim icin en son kütüphaneden aldigim kitapla kitapcidan aldigim kitabi söyleyeyim.
Kütüphaneden: "Die Schule der Egoisten" Eric Emmanuel Schmidt - Mösyö Ibrahim ve Kuran'in cicekleri nin yazari. Kendisi önceki trilojisinden fikir hirsizligi ile suclansa da -ki ben caldigina inaniyorum- iyi bir kisa roman yazari. Tiyatro parcasi yazari oldugundan olsa gerek.
Amazon'dan: "Kinderjahre", Remo H. Largo, yazar cocuk doktoru, her cocugun bireyselliginin savunucularindan. "Babyjahre" kitabindan cok memnunduk. Bunu esim okuyor ben daha okumadim.

* En son okumakta oldugum kitap:
Malesef hic bir zaman tek kitap okumuyorum onun icin bazen sanki hic kitap bitirmiyormusum gibi geliyor. En son okumakta oldugum iki (üc) kitap arasinda daglar kadar fark var;) Bakiniz:
"Oryantalizm-Oksidentalizm ve Serif Mardin" Alim Arli - Kitap hali icin yeniden kaleme alinmis yüksek lisans tezi. S. Mardin'in görüslerine (sosyolojisine) ve bazi cözümlemelerine bir bakis acisi.

"Wie Kinder trocken werden können" Gabriele Haug-Schanubel -cocuklarin tuvalete oturma aliskanligini ögrenme dönemi hakkinda;)
"Wut tut gut" Jan-Uwe Rogge -adini duymustum, simdiye kadar okuyamamistim. Provakatif fakat verimli yaklasimlari ile taninan popüler bir isim. Bu kitabin basligi tercüme edilince "hiddet iyidir/iyi gelir" anlamina geliyor. Cocuklarin kizma (hircin olma) hakkinive karakterleri icin önemli olan yanini ele aliyor. Bu arada Almanya'daki Susam sokaginda (medya?)pädagogu.

* Benim icin anlami olan 4 kitap
Bunu cevaplamasi zor, yazdikca beni herhangi bir sekilde etkiledigini düsündügüm kiaplar aklima geldi.
~"Parfüm" (Koku), Patrick Süskind- kitabi okuduktan sonra burnum oldugunu farkettim;)

~ "Der Kleine Prinz" Antoine de Saint-Exupéry -herkes gibi kücük Prens hayraniyim. Bir cocuk kitabinin bir büyüyge bu kadar hitap etmesi etkiler beni. Bu kitabi kac defa aldim bilmiyorum fakat hediye etmekten bikmayacagim. Saint-Exupéry'nin diger minik kitaplarini da seviyorum. "Der Prophet" (ermis) Gibran Khalil Gibran, "Alchemist" (Simyaci)Paulo Coelho veya "Mösyö Ibrahim.." gibi kitaplari severim. Bazen cok basit felsefede olsa güzel yazilmis optimist seylere zayifimdir:)

~"Die Farbe Lila" Alice Walker - bu kitap beni bitirmisti. Sonra filmini izlemistim. Kitabin bulundugu kadin edebiyati sirasindaki tüm kitaplari okumustum o dönem (9.siniftan 10. sinifa kadar). Bazi o zamanin popüler bestsellerlerinden "Zwei Frauen", "Nicht ohne meine Tochter"(Kizim Olmadan Asla), "Ich will Hosen". Kadin edebiyati türünde isimlerini yazmayi deger buldugum beni etkileyen iki kitap var. Biri 5 yil önce okudugum "Die Päpstin" Donna W. Corss - bazen cok mesaj vermek istesede insani tipa tip olmus olabilme imkani ile hele son sahnesiyle sariyor. Digeri 10 yil önce okudugum "Septembervögel" Emily Nasrallah, orta dogu yasayan kadinlari dinler üstü birlestiren baskilar. Son bes yilda kadin edebiyati okumamis olamam ama etkileyenini hatirlamiyorum anlasilan. Ya da artik büyüyorum, pek fazla etkilenmiyorum!? Bu arada "kadin edebiyati" kavrami var midir yok mudur, olmali midir olmamali midir baska konu;)

~"Ich, Saladin, das Schwert des Gerechten", Genevieve Chauvel sanirim tarihsel ilk romanim. Iyiymis veya o zaman icin etkileyiciymis(10. sinif) ki hala tarihsel romanlari severek okuyabiliyorum;) Ilk olmadigi aklima geldi. Adini hatirlamadigim dede korkut hikayelerine benzer türk ögeli bir kitap okumustum 6. sinifta! Adini hatirlamiyorum.
Onun yerine simdi baska birsey hatirladim en eski kitap hatiralarimdan birini!!! Okurken hüngür hüngür agladigim "Fadis" atli cocuk kitabi aklima geldi. Bence "Fadis" girmeli "Saladin" yerine ilk 4 de;)

Okuduklarimi hatirlamak hosuma gitti, az okuyorum/hic okumuyorum, yetisemiyorum sikayetleri sürekli icimde yükselirken. Kitap okuma konusunda hizina yetisemedigim bir esim var. Bu isi kolaylastirmiyor. Okudugu son romani "ben lise de okumustum, aaa o John Irwing miymis, demek ben kültürlü bir kizmisim zamaninda haberim yokmus" diye kendi kendime avunuyorum;)

Ben eve döndügünde cevaplamasi icin dr. (civanim) Dilek'i sobeliyorum, yine tatilden dönünce firsati olursa yapmasi icin sevgili Bezen'i, bu mimi cevaplamadigini düsündügüm sevgili Burcu'yu sobeliyorum. Umarim sobemi kabul edersiniz!

Salı, Aralık 06, 2005

Rastgele 20 Detay


Yeni dr. adasim ve Bezen beni sobelemisti. Hemen o an icin birseyler yazmistim. 20 rastgele detay denilmis. Tam ne tür detay gerektigini bilmedigim icin öylesine aklima geleni yazmistim. 1,5 ay önce yazilanlar, yenilikleri parantez icinde ekledim:) Beni siki takip edenler biliyor bu mimden önce iki mim daha gelmesi gerekiyordu, gelecek gelecek unutulmadi unuturulmadi;)

- Kitap okudum mu kendimi o dünyaya kaptiririm eger güzel bir kitapsa tabi.
- Trende kitap okumasini cok severim. Gecen yila kadar 2 saatlik tren yolculuklarimdan bu sebeble büyük zevk almisimdir.
- Otobüsü kacirmak en sinir oldugum seylerdendir.
- Sosyal bir insanim onun icin kaldigim yeri sevmiyorum. Sadece olanla yetinmeye alistim diyorum. Aslinda daha kötüsü katlandigimi düsünüyorum. OYsa gercekci olsam cok sansliyim;) Ama eskilerin pesindeyim neylersin;)
- Blogger'de sürekli yorumlarin ve girislerimin kayip olmasi sadece benim aptalligim olmadigi icin mutluyum.
- Sitemle istedigim gibi ilgilenemek, bazen yazimi bile dogru dürüst yazamamak sinir ediyor beni. Ha birde yazdigimi herhangi bir sekilde sildirirsem deli ediyor diyebilirim;)
- Bu ay sonu cikacak AOE III merakla bekliyorum. (Cikali bir ay oldu bu arada;)Bilgisayarimin grafik karti gibi birseysi yeterli gelmedi:()
- Tekrar Yemen'e gitmek istiyorum.
- Esim 15 yil önce genc kizligimizda yazdigimiz anketleri gecen hafta bulmus benim cevaplarimi okumus:) Bayagi güldük, kendimi yakalanmis gibide hissetim;)
- Marka düskünü degilimdir fakat güzel seylere karsi bir zayifligim vardir. Evimde (kiyafet dahil) Acipayam Pazarindan esyalar yanisira cok pahali seyler vardir.
- Erkekler marstan kadinlar venüsten kavramini inancim yok galiba. Cok gender sosyolojisi okudum galiba;)
- Billy Elliot filmini cok sevdim (tesadüfen dün konusulmustu bu film hakkinda;)). Ha bir de dün Egreti Gelini izledim. (Dün dedigim Ekim ortasi;)
- Resim cizmeyi seviyorum.
- 10 yil sonra liseli arkadaslarimin neler yaptigini gecen ay görmek bana iyi geldi.
- Oglum beni cocuksuz evlerde zorluyor, onun icin cocuklu evleri seviyorum;)
- Yüzüklerin efendisini okumamis olma gibi bir ayibim vardir.
- Nobody is perfect oyununu cok severim, risk bilmem. IFE ile yasina uygun bu tür oyunlardan zevk almasini ögretmek icin amacli bir calismam vardir. Bir kac yildir Tabu'nun türkcesini almaya niyetleniyorum sonra tatilde unutuyorum;) Nobody is perfect'in türkcesini de isterim olsa tabi!
- Bu arada hayatimda hic puzzle sevmeyen biriydim IFE dogana kadar simdi puzzle seviyorum. Kis sonu nerdeyse bitmis 1500 adetli (cok degil puzzle severler icin biliyorum fakat benim icin iyi bir rakam) puzzlemi IFE'ye babasi bakarken puzzle bozmalari nerdeyse bosanma sebebi oluyordu;) (tesadüf ya yesim'in de hemide ayni yapbozunun basina benzer seylere gelmis;)
- Prensiplere takintim vardir, celiskilere karsi acimasizimdir. Hele ki dostlarimsa celiskili olanlar.
- Evlenene kadar bizim evin paspali bendim. Simdi evim herkesin hayal ettigi gibi düzgün olmasa da bu konu da kendimi kanitladigimi düsünüyorum. Ama malesef evimin her metre karesi gereksizlerle doludur. Esyalarimdan zor ayrilirim.
- Simdiye kadar 15 yilda sadece iki kez müzikale gittim Cats, Les Miserébles bu yil Phantom of the Opera'ya cok gitmek istiyoruz.
- IFE'ye son günlerde Frederick (Leo Lionis) okumaya bayiliyorum. Kitabi on gün önce aldik. Süper! Tam bana göre:)(Bu haftasonu baska bir kitabini hediye aldi IFE Lionis'in, istediklerimiz arasindaydi. "Sari ve Mavi" bunu da sevdim, sadece bazi gereksiz bölümler var;))
Sobeyi unutmusum;)
Kabul ederse hayatindaki detaylari detaylari zaten iyi yakalayan, öz elestirisi kuvvetli Asli'ya, gecen sefer ebeledigim icin cok mutlu oldugu icin tekrar Hayat'a, yeni blog komsularimdan Sevilay'a ve Nihan'a soruyorum. Ebemi kabul edin hayatinizdaki detaylari ögreneyim;)

Pazartesi, Aralık 05, 2005

Tatlimiz: kayisi soslu panna cotta

Haftasonu Berlin'den arkadaslarim vardi. Aslinda Fatin Erge'nin önemli rahatsizligi haric cok güzel bir haftasonuydu. Arkadaslarimizin iki gece kalmasina ragmen malesef cok kisaydi ziyaretleri :( ( Yedigimiz bazi seyleri son bir aydir yaptigimin aksine bu sefer en azindan bir menümüzden bazi özelleri koymak istiyorum.
Tatli olarak yine panna cotta vardi:) Ne de olsa pratik bir tatli. Ben simdiye kadar hepsini yayinlayamasamda burada ve burada yayinladiklarimdan bu basit tatlidan ne kadar renkli cesitler cikiyor görüyorsunuz. Klasik versiyonun resmini kendi sitemde hemen bulamadim;)
Bu sefer yaptigim panna cotta icin fikri Melissa'dan aldim. Sosu, tabi ki resmi de fena etkilemisti beni. Ben buttermilkten yapmadim. Klassik panna cotta tarifimi kullandim sadece vanilya miktarini azalttim. Bir vanilya cubugu yerine yarim kullandim. Aslinda tarifdeki gibi gül suyu kullandigim icin belki hic kullanmamaliyim diye düsündüm ama korktugum gibi carpismadi aromalar yine de kullanilmasa olur. Sanirim gül suyumu fazla koymamamdan dolayi sansliydim.
Bu haftasonu sanirim tekrar yapacagim misafirlerime. Bu kez gül suruplu. Hasta bir cocukla leziz ve pratik bir yemek sonrasi tatli oluyor;) Ben kendi kullandigim ölcüleri veriyorum. Melissa'ninkileri sayfasindan bakabilirsiniz.

Kaküleli kayisi sosu
1 su bardagi küp dogranmis kayisi
10 kaküle tohumu
1 1/2 su bardagi 100% portakal suyu
1/2 su
2 kasik bal ve damak zevkinize göre biraz esmer seker
Sosun tüm malzemelerini bal haric kücük bir tencerede kayisilar yumsayana, suyunu cekene kadar kaynatin. Bali ekledikten sonra bir defa daha kaynatin ve ocaktan alin sogumasi icin.
Panna cottanizi servis ederken sosu üzerine döküp servis edin. Afiyet olsun!

Zencefilli hindistan cevizi sütlü balkabagi corbasi

Gecen hafta Jan'la konusurken bana ondan önceki hafta bir arkadasinda dogum gününde yedigi nefis corbadan bahsetti. Bu corbayi taniyor muyum diye sordu. Tanimiyordum ve hemen evde acik olan hindistan cevizi sütünü de kullanmak icin de iyi bir firsatti hemen corbayi menüm icin yaptim. Marlies'in (kaldigim yerde) zencefilli elmali balkabagi corbasini yayinlamadan Hamburg'tan gelen tarifi yayinliyorum!

Zencefilli hindistan cevizi sütlü balkabagi corbasi
600gr temizlenmis büyük dogranmis balkabagi
400gr temizlenmis büyük dogranmis havuc
1 sogan
5 cmlik taze zencefil
2 yemek kasigi tereyag
1-1/2l su
500 ml hindistancevizi sütü
tuz, karabiber
istenilirse bir iki damla limon (ben kullanmadim)
Isinan tereyaginda hafif kabagi, havucu ve sogani gezdirdikten sonra suyunu ilave edip kaynatin.Kaynayan ve yumsayan sebzeleri blenderden gecirin. (Ben zencefilin büyük bir kismini cikardim tadi kokusu agir basacak diye, bence yerinde bir karardi.) Hindistancevizi sütünü, barahatlari koyup karistirin. Bir tasim daha kaynatin ve leziz corbaniz hazir!

Not1: Corbanin üzerine Marcus'un hediye olarak getirdigi Steiermark kabakcekirdegi yagi damlattik! Bu yag hakkinda umarim yakinda birseyler yazabilirim. Graz'a tatile gidenler bu muhtesem yagi mutlaka taniyorlardir. Inanilmaz güzel birsey gercekten.

Not2: Salata ve corba girisinden sonra ana yemek olarak firinda mantar soslu graten balik vardi resmini cekmeyi hic düsünmemisim. Sanirim mantar sosunu baliga pek yakistiramadigim icin. Herkes begendi ama bence icine tarif disi koydugum kisnis tohumlari kurtardi olayi. Cekmis olsamda zaten gördügünüz gibi resimler yemek masasi isigimizda o kadar istah acici cikmiyor;)

Bildigimiz Kuzu Gevregi (Kis salatasi)

Aslinda ilk bakista bildigimiz kuzu gevregi salatasi ve bu salata da ne farkli yapilabilir ki. Bu salatayi yayinlamamin sebebi sosu. Bu güzel kis salatasindaki sosun tadi hepimizin cok hosuna gitti, belki aranizda bildigimiz kuzu gevregi salatasina farkli sos arayanlar icin alternatif olur.

Kis salatasi
Yikanmis, temizlenmis, suyu süzülmüs kuzu gevregi
1 narin tanesi
Sosu icin:
1 cay kasigi yesil limon kabugu rendesi
3 yemek kasigi yesil limon suyu
2 yemek kasigi bal
1/2 cay kasigi kirmizi biber (cayennepfeffer-chili kadar aci degil)
az tarcin
1/2 cay kasigi tatli hardal
tuz, karabiber
3 yemek kasigi zeytinyagi

Sos icin gerekli tüm malzemeyi birlestirip cirptiktan sonra (agzi kapakli bir kutuda salkaladiktan sonra) tabaga yerlestirdiginiz üzerine nar taneleri serpilmis kuzu gevreginin üzerine gezdirin. Afiyet olsun!
Not: Benim gibi lafa dalip kuzu gevregini sosu döktükten sonra karistirmaya baslamayin, dikkat;)


Tarif Tim Mälzer'in de tarifleri olan bir dergiden. Orjinal tarifte chicorée yapraklari kullaniyor kuzu gevregine ek olarak ben sevmedigim icin koymadim.

Garten-Kochevent# 2: Feldsalat

Von mir gleich ein leckerer Feldsalat für das zweite Garten-Kochevent !
Dieser Salat bzw. das Rezept für den Salat ist aus der Zeitschrift Für jeden Tag. Beim Rezept steht beschreibend dieser Satz, dem ich mich unbedingt anschließen möchte: "Leicht, frisch, raffiniert und damit perfekt als Vorspeise"

Wintersalat
150g Feldsalat
1 Chicorée (ich mag kein Chicorée, deshalb habe ich es weggelassen)
1 Granapfel
Feldsalat putzen, waschen und trockenschleudern. Chicorée in Blätter zerteilen. Aus den Blättern die bittere Mitte keilförmig herausschneiden.
Granatapfel vierteln und die Kerne herauslösen. Feldsalat und Chicorée auf einer Platte anrichten, Granatapfelkerne drüber verteilen.

1 tl abgeriebene Limettenschale
3 EL Limettensaft
2 EL Honig
1/2 cayennepfeffer
2 Msp. gemah. Zimt
1/2 süßen Senf
Salz & Pfeffer
3 EL Olivenöl
Zutaten in ein Glas mit Schraubdeckel geben, verschließen und kräftig schütteln. Das angerichtete Salat mit dem Dressing übergießen. Afiyet olsun!

Ich muss ja nicht immer in letzter Minute noch was machen! Rezept kommt diesmal bevor ich überhaupt das Logo angebracht habe;)

Perşembe, Aralık 01, 2005

Duyuru!


Bugün 1 Aralik!!! Ayin güzeline katilmak isteyen tüm arkadaslar resimlerinizi hemen hazirlayin ve dilekce {ad} gmx.net adresine yollayin! Daha fazla bilgi icin YE sayfasina bakiniz;)