Cuma, Nisan 28, 2006

Bir eski tarif, iki yeni deneme

to german post

Eski olan tarif istridye mantarindan yapilan vejeteryan arkadaslar icin hazirlamasini sevdigim bir yemek. En son gecen yil yapmisim, makinam olmadigi icin resmi eklememisim. Birkac yil önce tarifi Biolekt'in programindan almistim. Kizartma kokusu disinda cok güzel bir yemek. Sadece "cok alman" bir yemek oldugu icin baska tatlara acik olmayanlarin sevmeyebilecegi bir yemek olabilir, demedin demeyin;).
Istridye mantari Türkiye'de ne kadar kolay bulunuyor bilmiyorum onun icin nasil hazirlanildigini anlatacagim. Istridye mantari kekikli, biberiyeli zeytin yaginda marine edilir. Baska bir tencerede sarimsak, sogan kavrulur. Hafif unlanir. Sebze suyu ilave edilir, kaynatilir. Cig krema ve baharatlar eklendikten sonra. Mevsimin yesil baharatlari (lavanta dahil) kiyilir eklenir. Hafif pürelenir. (Ben bu kez yapmadim illede kirmizi soganim görünsün diye.)
Bir saat marine edilen mantarlar önce cirpilmis yumurtaya batirilir sonra galeta unu ve parmesan rendesine. Burada eger elinizin altinda tas peynir varsa onu kullanin! Mantarlar kizartilir. Yagi mutfak mendili ile alinir ve yesil baharat sosu ile servis edilir.

Iki yeni tarifimden birisi gecen le menü dergisinden denedigim kuskonmazli muffin. Tarifi cok sevdim. Bu hafta bizde misafir olan Gülsen iki kez hazirladi bu muffinlerden. Diger tarif ise cilekli isginli graten. Tarifleri ekleyecegim en yakin zamanda.


Mantar konusundaki bilgim malesef cok sinirlidir, bir cok mantar yemegini severek yesemde. Ocakta bir markette karilastigimiz Maitake mantarini almadan gecememistik. Firsat gelmisken onunda resmini ekleyeyim. Japonya'danmis kendileri, sekli cok ilgincti, tadi cok kültür mantardi:)

Çarşamba, Nisan 26, 2006

gamdnari psvinilay


ya da erimis peynir. Gecen hafta posta tas peyniri ekleyecegim dedim ve sonra tatilde yollarda oldugumuz icin ekleyemedim. Artik eve döndük. Günlük hayati tam oturtamasamda daha bir giris yapip "merhaba! yasiyorum, iyiyim" demenin zamani geldi.
Almanya arkadas turumuzda bizim icin hazirlanan güzel sofralardan, yemeklerden, pastalardan resimlerimi annemlerde indirdigim icin orada unutmusum. Gelecek hafta bu resimlere ulasirsam bazilarini ekleyebilirim belki. Gelelim tekrar tas peynirine.
Gezi duraklarimizdan biri Heidrun ve Dursun'daydi. Bebisleri gelmeden ziyaret ettigimiz ikinci aile idi:) Cok cocuklu, bebekli bir geziydi tatilimiz demeden gecemiyecegim yine tas peynirine dönemeden önce.
Dursun bana aylar önce Savsat'in bir köyünde yapilan tas peynirinden bahsetmisti. Heidrun'da mutfakta parmesan yerine cok güzel kullanilabildigini anlamisti. Gürcülerin cokca erimis peynir seklinde yedikleri bu peyniri ve yenilis seklini Isvicre'nin fondüsüne benzetmemek mümkün degil. Türkiye'de baska yörelerde de yaygin olan mihlama/kuymak adi altinda bilinen peynir eritmesi hakkinda ev cini bir giris hazirlamisti. Öylesine ekmegine dürülüp yenilecekmis gibi görünsede resimde öylesine yemek icin cok keskin bir peynir. Icindeki bolca tuzdan dolayi 5 yila kadar dayanikliymis tulum peynirine benzeyen peynir. Bu hafta yaptigim bir kizartma da kullanmak icin bire bir bu tas peyniri. Yolunuz bir gün Savsat'a düserse mutlaka alin yoksa Dursun Almanya dagitim bayiligini yapiyor bu peynirin onada basvura bilirsiniz;)

Pazartesi, Nisan 17, 2006

YE#9: yöresel lezzetler


Olsai'in ev sahibligini yaptigi yöresel lezzetler icin hazirladigim turu tarif acisindan fakir birakacak olsam bile bilgi acisindan zengin tutmaya calisiyorum herzamanki gibi. Giris günü arkadaslari ziyarette oldugumuz icin girisi hazirlayamamaktan bile korkuyordum fakat gecen hafta evden ayrilmadan önce hazirladigim resimleri yayinlayabildigim icin cok mutluyum. Almanya turumuzun bir bölümünü gerceklestiriyor oldugumuz icin bazi eksikleri yarin tamamlayacagim.


Top tarhana benim cok sevdigim cerezlerden. Top tarhanalar her yörede farkli olur. Anneannemin geldigi kasabada yumsacik olan top tarhanalar Akalan'da eksi ve kitir kitir olur. Kitir kitirlik yerine zaman zaman tas gibi sert olanlari da olur. Alisik olmayan dislerini, cenesini korumak amacli ilk denemesinde dikkatli olsun derim. Ali babam gecen yaz tatilinde "Dilek söyle güzel bir tarhana corbasi yapta, yayinla" demisti. Tatilden döndü döneli Huri annemle esimin teyzesinin beraber döktükleri tarhanadan bir kisim saklamistim kendimden;) Corba yapip top tarhanayi da yayinlayabilmek icin. Yöresel lezzetlere kismetmis.

Top tarhana yapimi, "tarna" karma eski tatillerimin anilarindan. Un, misiri unu, nohut ilavesi ile hazirlanan tarhana karisimi, bir kazan icinde karilir. Tulumba hamuru gibi hamur ates üstünde karistirilarak piser. Karmak icin güclü ve becerikli beyler, hanimlar gecirilir kazan basina. Pisen hamur ayranla parcalara bölünerek yogrulur. Gelismesi icin toprak küplere bazen cok saglikli olmayan, anlasilan pratik oldugu düsünülen, naylon küplere doldurulur. 3-4? 4-5? gün mayalandiktan sonra temiz carsaflara serilir ve kurutulur. Annemler bu yaz tatile gelenler cok diye iki kazan hazirlamislar. Iki farkli zamanda. Ikinci kazani dökmek icin kimse kalmayinca annem ve teyze hizli hizli dökmüsler tarhanayi, cok özen gösterememisler. Annem benim bu "cirkinlerinden" yayinlamami hic istemez fakat tatlari bu ikinci kazanin daha güzel oldugu icin ve ben daha cok cerez niyetine yedigim icin bunlardan getirmistim yazin. Sevilay'in yorumu üzerine gecen hafta girisi hizli hizli yazarken bircok seyi unuttugum gibi tarhana karildigi gün hemen sicak sicak tarhana yenilen sofralari deginmeyi unuttugumu gördüm. Tarhana sicakken erimis tereyagina kavrulmus kaymak yagina ve yogurda banilarak yenilir.


Top tarhana corbasi icin top tarhanalar bir gün önceden islatilir. Ertesi gün kemikli etle birlikte kaynatilir. Etler kemiklerden temizlendikten sonra bir tasim daha tuz eklenerek kaynatilir. Üstüne az salca kavrulur, dökülür. Ezilmis sarimsak ve bol aciyla afiyetle yenir. Eger benim yaptigim gibi salcayi ekledikten sonra karistirarak bir tasim daha kaynatirsaniz, resim icin cok estetik olmayan bir corba elde etmis olursunuz!


Toz tarhananin bilinmeyen yer yok sanirim Anadolu'da. Bu tarhanayi teyzecigim bana gecen yaz hazirlamisti. Son yildaki kadar cok tarhana corbasi pisirmemistim simdiye dek. Icinde renk biberi de oldugu icin kullanimi pratik ve her yörede böyle renklendirilmis olmadigini bildigim icin ekliyorum.


Karnikara: börülce corbasi. Karnikara asi kara eksili biber tursusu ile yenilen yöresel bir baska yemek.


Hediklik bugday olarak bilinen bugday. Denizli'nin Akalan kasabasinda hedige dilime(>dirleme) derler.


Bulguru olmayan yöre yok sanirim. Resimde gördügünüz bulgur Huri annemin esimin anneannesi ile hazirladigi bulgur. Bulgur kaynatmak (bulgur gaynetmek) özel bir gündür kasabada. Benim cocuklugumun tatillerinde severek bekledigim günlerden. Son yillarda hic rastlasmadim bulgur kaynatma gününe. Bulgur kocaman bir kazanda kaynatildiktan sonra serilir kurutulur. Ara ara cevrilir ki bugday daha kolay kurusun. Sonra cuvallarla degirmene götürülür ve yarilir. Alsana bizim yörenin taptaze bulguru. Kaynatilan bugday sicakken güzelce cevizle, bademle yenilir ve komsulara da dagitilir.


Asurelik bugday. Baska yörelerde dögme, yarma olarak biliniyor fakat adiyla beraber görünümü de sanirim bizimkinin biraz farkli. Döndügümde evde olan hazir aldigim asurelik bugdayin resmini de karsilastirma amaciyla ekleyeyim.


Gecen Ramazan bilincli olarak yedigim cook sevdigim "Erzurum asi". Davetli oldugumuz iftar sofrasinda yemis cok begenmistim. Esim "senin bu corbayi bilmemen cok büyük ayip Dilek" demisti. Iftar asi da adi verilen bu corba Anadolu'da degisik degisik yapilan yogurt corbalarinin yöresel bir cesidi. Benim icin en büyük özelligi minnacik köfteleri ve üstüne atilan asotu. Asotu yesil kisnisin salamura yapilmisi. Etkinlik icin özel denedim.




Bu hafta annemlerin sofrasinda olan baska bir yöresel lezzet de kardesimin "biber cipsi" adini verdigi dilim dilim kesilerek kurutulan biberler. Hafif yagda kizartilip tuz ekilerek servis ediliyor.


Konya'nin biber kurusunu koyunca aklima gecen yil sonu esimin kuzeni Ümran'in hazirladigi kuru biber tursusu aklima geldi. Ne de olsa Denizli biberleri ile hazirlanmis klasiklerden. Hazirligi son bir ayda yapilmayan tek resim artik umarim af oluna;)


Yöresel lezzetler turu girisimi yasadigim havuc kantonu Aargau'un simgesi olan havuc pastasi/keki ile bitireyim. Alman yöresel lezzetler etkinliginde birinciligi olan kektir kendisi.

Dün sonunda ilk kez tattigim tas peyniri resmini yarin umarim buraya ekleyecegim.

Salı, Nisan 11, 2006

Paskalya keki

german post

Bir bucuk yil önce Isvicre'ye tasinmamizla -ne kadar almanca dilli Isvicre'de yasasamda- yasadigim yerle ilgili gecen yil cok sey ögrendim. Yemek kültüründe belki ilk bakista alman mutfagindan farkli degilmis gibi gelse de bir cok detay farkli. Paskalya keki de farkli oldugu icin bu kez yumurta konulu almanca blog etkinligine burali paskalya kekini denedim.
Simgesel güvercin kekin yaninda resmini gördügünüz kek de paskalya dönemi yaklasir yaklasmaz firinlarda marketlerde yayginlasmaya basliyor. Ben aslinda bu paskalya kekini cok sevmiyorum icinde üzün varsa. Üzümlü hamur isleri ile arasi olmayan biriyimdir. Bazi kurabiyeler ve kekler haricinde. Sanirim daha cok mayali hamurlarda kullanilirsa yiyorum fakat bayilmiyorum. Neyse yine de yapimi/dolgusu ilginc oldugu icin denemek istedim. Bu kekin iki türü var biri pirinc karisimlisi digeride irmik karisimlisi. Ben irmigi yaptim. Satin olarak daha cok pirinclisi satiliyor. Yazacagim tarifin orjinalinde pirinc kullaniliyor. Ben baska bir kitaba dayanarak yaptigim degisiklikleri parantez icine aldim.

Tarife gecmeden bir iki link;) Güvercinli keke Petra'nin yaptigi sekline link veriyorum. Suan evde olmadigim icin evdeki iki mayali kekimin resmi yok yanimda. Birisi güvercin digeri kuzuydu. Annemlerinkini de biraz önce bulamadim, onun icin mutlaka verdigim linke bakin.

Bir baska link ise Pessah(paskalya) isminden adini almis peynirli rus tatlisi Pasha'ya. Gecen yil Natasha'nin yaptigi tarifi yayinlamistim. Bu tatli peynirli karisim özel bir kaliba basilip mayali rus paskalya keki ile servis edilip yeniliyor.

IFE ile ikimiz paskalya tatilinde oldugumuz icin bilgisayara ulasimim sinirli;) Tarifi diger ilk firsatta yayinlayacagim.

Paskalya keki
400ml süt (500ml süt)
1 cimdik tuz
100 gr sütlaclik pirinc (100gr irmik)
1 yuvarlak acilmis milföy hamuru (ca. 32 cm Ø)(ben tatli tart hamuru hazirladim)
75 gr tereyag, oda isisinda
75 gr seker
3 yumurta, beyazi sarisi ayrilmis
yarim limonun rendelenmis kabugu
75 gr toz badem
200 ml cig krema
200 gr kayisi receli (ben cok cok daha azini kullandim!)
(yerine 1-2 avuc üzüm de olabilir)
üzeri icin pudrasekeri

Süt, tuz ve pirinci birlikte karistirarak kaynat. Ilk kaynamadan sonra kisik ateste 30 dakika ara ara karistirarak pisir. Sonra sogumasi icin kenara al.
Milföy hamurunu firin kalibina(26cmØ) yagli kagit serdikten sonra yerlestir. Bir catal yardimiyla hava almasi icin hamurun degisik yerlerine minik delikler ac. Buzdolabina dinlendirmeye birak. Tereyagini cirparak yumsat. Seker ve bir cimdik tuz ekle. 3 yumurta sarisini tek tek karistir bu karisima. Limon kabugunu ekle ve karisimin rengi iyice acilana kadar karistir. Bu karisima toz bademi, cig kremayi ve pismis pirinc karisimini ekle karistir. Bir cimdik tuzla cirptigin yumurta aki karini ekle yavas yavas.
Milföy hamurunun üstüne kayisi recelini sürdükten sonra bu karisimi yerlestir. 45 dakika kadar firinin orta katinda 180° de önceden isitilmis firinda pisir(ben de pisirme süresi bir saati buldu).
Soguyup servise hazir olunca kek, pudrasekeri serperek servis et.
Tarif Migros reklam brosüründen. Benim degisikliklerim Isvicre Pastanesi kitabindan.

Cuma, Nisan 07, 2006

Sarimsakli Brioche Ekmekcikleri

Hafta basinda le menu dergisi aldim. Kapagindaki ve bu tarif hosuma gitmisti. Hemen ikisini de yaptim.Tarif gün icinde eklenecek;)
Bir önceki ay aldigim dergiden hic birsey denememistim. Arasinda aksam yemegi daveti icin tarifler vardi. Fakat agir misafir agirlamadigimdan gecen ay tariflerin birini denemek mümkün olmamisti ve o an icin gözümü alan bir tarif cikmamisti. Bu ayki dergiden simdiden 3 tarif denedim:)
Aslinda ben briocheleri hafif tatli ekmekcik olarak taniyorum. Gerci Isvicre'de apero olarak eglenceler icin cok hos sunumlu bir tost ekmegi kulesine de brioche diyorlar. Neyse tarifde seker yoktu. O yetmiyormus gibi ben tariftte paskalya cöregi icin kullanilan un(%90 bugday %10 delice-kizil bugday= ikiside beyaz) kullanilmasina ragmen evdeki ekmek makinesi icin olan hazir un karisimlarimdan kullandim. Tarifin orjinalini ve parantez icinde benim yaptigim degisiklikleri veriyorum.

Sarimsakli birioslar ( Knoblauch-Brioches)
350g paskalya cöregi unu veya normal un (tam bugday unu, cavdar unuve yulaf kirigi bir karisimi kullandim)
1/2 cay kasigi tuz
20g ufalanmis yas maya
150ml ilik süt (kullandigim undan dolayi biraz fazlalastirdim)
1 yumurta
100g oda sicakliginda küp küp kesilmis tereyag
2-3 dis ezilmis sarimsak
üstüne
1 yumurta sarisi, 1 yemek kasigi süt eklenmis
(yumurta beyazini hamura ekledim)
1 yemek kasigi galeta unu (ben kullanmadim, unutmusum)

Sirayla malzemelerden bir hamur yoguruyoruz. Oda sicakliginda hamurun iki kati büyümesini bekliyoruz. (2 saatten fazla sürebiliyor.)
12 parcaya böldügümüz hamurlari yaglanmis unlanmis brioche kaliplarina veya öylesine yagli kagitli tepsiye koyuyoruz. Örtülü bir sekilde tekrar kabarmalarini bekliyoruz. Ekmekciklerin üzerine yumurta sarisi sürüyoruz. Galeta unu serpistiriyoruz. 200° de 20-25 dakika pisiriyoruz. Hafif sogumus veya soguk servis ediyoruz.
Not: Peynirle, Salata ile veya mezelerle yemek icin uygun.

Pazartesi, Nisan 03, 2006

Cani helva cekenlerdenim


Osmanli lezzetleri icin Asli benden helva istemisti. Benim yerime bircok arkadas helva hazirlamisti. Benim de helvalari gördükce canim cekmisti. Gecen günlerde önce Tijen sonra ondan esinlenen Özgül irmik helvasi yayinladi. Yerimde duramaz olmustum fakat ortalikta pastalar, tatlilar varken helva ancak düne kismet oldu. Gülsen'le sohbet ederken bak abla farkli bir helva denemek istiyorsan diye su tarifi gösterdi.
Pirinc sütüm yoktu fakat misir irmigim/polentam var diye ise koyuldum. Gecen ramazan ince bulgurla helva yaptiktan sonra misir irmiginden helva yapmayi kafaya koymustum fakat misir irmigim yokmus. Misir unumu elime aldim ve tekrar geri koydum. Evde IFE'nin daha saglikli beslendigi zamanlardan kalma dogal delice(kizil) bugday irmigine basvurdum. Irmigi ve file bademi kavurdum. Bir tasim kaynattigim sütü ve icine bastan koydugum küp küp dogranmis kayisi kurulari ile kavrulmus irmige ekledim. Siviyi karistirarak ucurdum. Tarcin, bir kac damla gül suyu ve akcaagac serbeti ile tatlandirdim. Tatlandirici olarak fransizca tariften etkilenerek denemek amacli pekmezli degilde bu kez akcaagac serbeti kullandim. Karma bir helva oldu fakat en cok Laura'nin hosuna gitti:) Aslinda bu kadar karistirdiktan sonra söyle gül sulu cikolata sosu cok güzel gidecekti fakat zaman acisinda yetistiremedim.
Bu arada ilginenlere bulgur helvasinin tarifini Betül tarif defterinde vermisti. Tarifi okur okumaz ayni gün iftara tatli olarak yapmistim icinde kaküle oldugunu okuyunca (ölcülerde kücük bir degisiklikle). Esim pek sevmemisti fakat ben bizim irmik helvamiza benzetmis, bulgurdan helva yapmanin saskinligi ve mutluluyla afiyetle yemistim.