Perşembe, Aralık 28, 2006

Zaman ve mekan icinde tatlilar...


Zaman akip gidiyor...En son yazilarimdan sonra koskoca bir noel öncesi kurabiye dönemi gecti, ardindan noel gecti, simdi bayram ve yeni yil geliyor onlar da gecip gidecek. Ben haklarinda birseyler anlatmak istesem de bu aralar basaramiyacagim tatlilarin en azindan resimlerin bazilarini eklemek istiyorum bugün, dosyalanip kaybolup gitmemeleri icin. Hepinizin simdiden bayramini kutluyor, güzel ve gönlünüzce bir bayram ve yeni yil diliyorum... Kücük tatli turumuza buyrun, tarifleri olmasa da eminim güzel ve bilgilendirici bir tur olacak.

(Tesinli veya toskanali) Ameretti Isvicre'de italyan lezzetlerinin bircogu gibi cok yaygin. Dünyanin dört bir kösesinde taninan bu kurabiyelerin sekilleri degisik burada. Kurabiyeleri hazirlarken kuruma bekletmesinden sonra bas ve isaret parmak yardimi ile kenarlarindan ice dogru basilip hazirlaniyor. Nette sadece iki resim bulabildim daha iyi anlamaniz icin.
Zürich'in Tirggel yani balli kalip kurabiyeleri...
Engadin'li ceviz pastasi. Hmmm...Bunun mutlaka tarifini eklemeye calisacagim bu yil.
Yukaridaki resmi görünce belki Dilek mozaik pasta yapmis diyip gececeksiniz. Aslinda bloga baslayali ve yemek isimleri veya tarif benzerlikleri hakkinda her yazdigimda hala yapip yazmadin diye kendime söylendigim tatlilardan bu. Biz mozaik pasta diyoruz, sicilya'nin ünlü tatlilarindan biri olan bu lezzete italyanlar salame turco yani türk salami diyor. Neden adi türk hala bilmiyorum fakat en önemli özelligi salam seklinde olmasi. Bu tip tatlilarin almancada da isimleri bir baska garip mesela "köpek agzi". Dedigim gibi bu tatli hakkinda cok sey yazabilinir fakat artik baska bir bahara. Sarah yaptiginda daha sik isimini kullanmisti: Gateau Salam.
Siena'nin Panfortesi. Sekerleme meyveli findikli ekmegi aslinda keki. Ilk denedigimde tarifdeki gibi kirik, cekilmis findik ve bademli yapmistim. Bu yil Siena'da yediklerimiz gibi bütün koydum findigi bademi. Bence daha iyi oldu.
Fatin Erge'nin kurabiyeleri.
Gezimize 6 Ocak'ta olan epifani yortusu (3 kral günü) icin tüm katolik yörelerde mayali yapilan krallar galetasi/ halkasi ile bitiriyorum. Bu halkayi ispanyollara ait sekli bize Paula sundu.

Yeni yilda tükettigimiz her günü mutlu gecirmemiz dilegiyle...

Cuma, Aralık 15, 2006

El kadar Kabak

Bugün YE günüydü fakat ben hazirliksizdim. Eve pazar günü döndük ve kendimizi birden günlük hayat akisimizin tam ortasinda bulduk. Fakat aslinda dinlenme ihtiyacimiz oldugunu fark ediyoruz her gecen gün. Hele ki ben öksürükle güzel ve uzun olan Almanya gezimizden döndükten sonra.
YE icin aslinda (Avusturya'nin) ünlü Steiermark'tan gelen kabak cekirdegi yagi ile birseyler hazirlamak istemistim Marifet Teyze'nin YE # 17 icin sectigi konuyu ögrendikten sonra. Fakat Kabak YEnin logosunu bile yerlestirmeye zaman bulamayan ben bugün ne yapabilirim diye düsünürken aylar önce aldigim dolap üstünde süs güzeli gibi duran "mikrodalga firin kabagi"ni kurban ettim. Ögleden sonra IFE ile ikimiz kabagin basina gectik. Biraz oynastik, kabakla resimler cekindik ve sonra 5 dakikada kabak tatlisi yaptik. Böylece hem YE'yi kacirmamis hem de size mikrodalga firin kabagini tanitmis oluyorum.
Bu kabagi ilk kez deniyorum, daha önce duymuslugum bile yoktu. Ismi gercekten mikrodalga firin kabagi. Aslen Japon'yadanmis. Biz bir markette karsilastik kendileri ile bircok irili ufakli mandarin kabaklar arasinda.
Bu kabak gercekten pratik bir kabak insanin hep evinde bulunsa. Üzerine tuz serpilerek mikrodalgada pisirilip bir diple yenilebilecegi yaziyordu kabagi aldigim marketteki bilgilendirme brosüründe. Ben tatlisini yapmayi tercih ettim. Kabagi kesip cekirdeklerini temizledikten sonra üzerine seker serpistirdim ve mikrodalga firinda pisirdim. Aslinda 600Watta 4 dakika diyordu brosüründe fakat ben nerdeyse iki kati kadar zamanda pisirebildim. Piserken kabak pistigine dair kokular saldi hemencecik etrafa. Kabugu burusmeya basladi ve dokundugumda ise yumsadigini hissettim. Bana göre bir kabak tatlisi icin fazlaca lifliydi fakat lezzetliydi. Özel bir menüde ister tuzlu ister tatli bir receteyle sik bir sunum icin ideal bir kabak. Karisilasirsaniz kendileriyle mutlaka tanisin derim.



Bazi kabakli girislerim:
- Zencefilli hindistancevizi sütlü balkabagi corbasi
- Domatesli mozerellali kabak graten
- Süpriz Gugelhupf
- Balkabakli yaspasta
- soguk sebze katlari (terini)
- Kabak kasede pilav
- Kabak karniyarik
- Gülriz Sururi'nin mutfagindan anneminkine
- Haticenin cikolatali kabakli harika keki

Pazartesi, Aralık 04, 2006

Pismis tavugun basina gelmeyecek isler!

Aldigi birkac DERIN darbeden sonra yalnizliga itilmis pastam Cigdem'in beni yüreklendirmesi ile kinaya kalan son birkac saatte hazirlandi ve gece sunuldu. Malesef gecen yilki gibi bu yilda kendi kameramin acizligine ugrayarak benim olmayan kameralarin yardimina basvurarak gecirdim o günü:( Belki sunumda resim ceken arkadaslardan gelecek olan resimlerde pastanin tülle paketli hali de vardir. Simdilik bu kadar...

Pazartesi, Kasım 20, 2006

Gül ve Gülsen

Son iki haftada biraz gül calistim, modelleme hamurundan. En son ve bence güzel bir örnegim bu gül. Insan asla asla dememeli. Gerci ben asla seker hamuru ile calismam diye birsey söylememistim hic, fakat sadece hic seker hamuru calisacagimi düsünmezdim o kadar. Seker hamurlu pastalar kültürüne cok uzak ben simdi amanda amanda bizim gülümüze güllü bir pasta yapabilir miyim diye düsünüyorum. Bakalim sonunda ortaya ne cikacak, elimden ortaya birsey cikacak mi ki?

Pazartesi, Kasım 13, 2006

YE # 16

Gecen hafta cumartesi* Isvicre'nin kücük bir kasabasinda 11 kadin her yilki gibi Karjalanpiirakka yapmak icin bir firinda kollari sivadilar. Bütün gün Finlandiya'nin ünlü Karjalanpiirakkalarindan 1200den fazla hazirladilar. Bu arada 30 tanesini yaktilar;) Aksam yedide eve döndüklerinde siparis verenler tazecik türkce bir cesit pogaca diyebilecegimiz bu börekleri almaya geldiler ve mutlu oldular. Mutlu olanlardan biri de bendim. Resim cekmek icin önceden düsündügümüz gibi etkinlige katilamayinca Karjalanpiirakka ayagima geldi. Yapanlarin ellerine saglik!
Karjalanpiirakka fin mutfagina ait bir lezzet. Fin mutfaginda sarsilmaz yerini koruyan cavdar unundan yapilan ya pirincli bir icle yada patatesli bir icle resimlerdeki sekillerde hazirlanan kücük börekler. Mutlaka sicak ve üzerine tereyag sürülerek yeniliyor.
Yapan ve yiyene simdiden hyvää ruokahalua;)

Böreklerin tariflerine sadece link verdim kendi tarifimi sonra ekleyecegim. Bugün dikkatsizligimin kurbani olarak etkinligin gününü karistirmisim patatesli tariflerim ve diger resimler baska bir bahara kaldi artik. Patates konusu icin YE # 16'nin evsahibesi Evren'e tesekkürler.

*Kasim'in ikinci pazari Finlandiya'da babalar günü. Tradisyonel olarak ilgisi yok fakat buradaki fin topluluk her yil babalar gününden önceki cumartesi yapmaya calisiyor bu -onlarin dilinde- ekmekcikleri.

Perşembe, Kasım 09, 2006

Reklam Arasi

Bu ara bayagi bir yogunum fakat bir ürünün reklamini yapmadan edemiyecegim. Cok yönlü bir kullanici programi, Shop'NCook. Tariflerinizi sistematik dosyalamaniza, tariflerinize göre alis veris listesi hazirlamaniza ve günlük/haftalik menünüzü hazirlamaniza yardimci olacak bir program. Nette hosunuza giden tarifleri sadece kopyala ekle komutlarini kullanarak programin yüzeyine ekliyorsunuz, o sizin icin bir tikla tarifi alisik oldugunuz formata cevirmekle kalmiyor malzeme listesini hazirliyor, besin degerlerini hesapliyor, kalori cetvelini ekliyor. Ne kadar pratik degil mi? Verdigim linkten slide show'a bir göz atarsaniz anlatmak istediklerimi daha iyi anlayacaksiniz.
Bu programin tek kötülügü türkcesinin olmamasi. Fakat MÜJDE suan sadece ingilizcesi ve italyancasi satilan programin baska diller yanisira istek üzerine türkcesi de yolda:) Ne dersiniz, size göre birsey mi;)

Çarşamba, Kasım 08, 2006

Sanal Findikli Menü

balkabagi corbasi
findikli Tomme

üc degisik sunumla akdenizli biftek sarma
kayisi tatlisi

Pazartesi, Ekim 30, 2006

Gül Serbeti


Sonbaharin son iki günesli sicak gününü yasadigimizi ögrendigimiz bugün bu bahar havasindaki resimler nerden cikti demeyin. Yarindan sonra böyle resimler yayinlamak istemeyecek kadar üsüyor olabilirim. Güllerin resimlerini dün cekmistim. Ramazanda yaptigim gül serbetini hatirlattilar bana. Belki resimleri yayinlarsam gül serbeti maceramida anlatirim ilerki günler diye düsündüm. Üstdeki serbetli resmi bugün cektim. Gül yapraklarindan yaptigim serbetin resmi degil.
Yazinin devami icin bu kadar beklediginiz icin özür dilerim.
Kültürümüzde güle verilen önemden olsa gerek bircogunuzdaki gibi bende de biraz mistik, biraz efsuni bir hava uyandiriyor. Gül serbeti hakkinda Nevin Halici*'nin -ufak tefek tercüme hatalarina ragmn- cok sevdigim kitabinda okuduguma göre osmanlinin ihtisamli ziyafet sofralarininda gül surubu eksik olmazmis. Baska bir yerde okuduma göre sofranin envai cesit yemeginden tadarken agizi bir önceki lezzetten ayirip yeni bir lezzete hazirlamak icin önemli bir icecekmis. Iftar sofralarini osmanli tarifi agirlikli hazirlamaya calsitigim icin bu yil serbeti yapmaya karar verdim.


Zaten haftalardir bahcelerdeki güllere göz dikmistim;) Bir arkadasimin evinin önündeki gülleri talan ederek asagidaki serbeti hazirlamaya basladim. Güller konusunda hic bilgim yok! Biri disinda; gül düskünü gül gibi Gül'ümüz. Tarif Nevin Halici'ya ait.
Gül Serbeti
100g mis gibi kokan gül
25ml limon suyu (ben daha fazla kullandim)
150g seker (tam ölcemedim, damak tadima göre yaptim)
1 l su
Gülleri temizleyin, beyaz kisimlarini kesin. Gül yapraklarini bir tabaga koyun limon suyunu üzerine döktükten sonra yapraklari ezin. Parmaklariniz al al olsun:) Iyice ezilen yapraklari yarim saat dinlendirin. Sekeri ve suyu kaynatin. Bir iki dakika kaynattiktan sonra sogumaya birakin. Ocaktan alip sogumaya birakin. Iliyinca güllerin üzerine döküp 10-12 saat dinlendirin. Bir tülbentle serbeti süzün. Sogumasi icin buzdolabina birakin ve daha sonra zevkle tüketin. Nevin Hanimin size önerisi bir tabaga biraz serbet döküp kullanacaginiz bardaklari önce serbete sonra pudrasekerine batirmaniz. Bu hos kenarlar kuruduktan sonra icinde serbeti servis edebilirsiniz artik.
Ben en üst resimdeki gülleri kullandim. Kan kirmiziydilar alttaki resimlerdeki rengi elde ettim. Ezilen yapraklar ertesi gün cay tabagindaki renkteydi. Tülbentten süzmedigim icin cok seffaf degildi.
Ilk resimdeki serbet hazir gül serbeti ile hazirlandi. Bizim evde nerdeyse her vakit bulunur. Cünkü degisik tatlilar kullandigim aroma ve renklendirici amacini tasir cogu zaman. Koca da bir sisedir hemen bitmez. Siseyi acar acmaz baskalarina da götürmeleri icin koydugum olur. Icilmek icin cok ender kullaniriz.
Yazinin devami icin bu kadar beklediginiz icin özür dilerim, yetistiremedim daha önce.
*Bana biriniz son kitabini hediye etsin lütfen!

Pazar, Ekim 29, 2006

Cumhuriyet Bayrami


Gecen yildan bu yila hala bir cumhuriyet ekmegi gelistiremedik simdilik Isvicre örgü ekmegi ile bayraminizi kutluyorum!

Perşembe, Ekim 26, 2006

Bayram Baklavasinin Böylesi


Anneannesiyle baklavalar acar IFEcik! Anlasilan bu konuda annesinden basarili olacak;) Güzel bir bayram gecirmis olmanizi umut ediyoruz! Bol tatli, leziz bir bayram!

Çarşamba, Ekim 18, 2006

Aga lokmasinin kardesi

Arkadaslar Almanya'dan merhaba! Öne alinmis bayram tatilindeyiz.
Tarifi hemen ilk firsatta ekleyecegim, amacim "az sonra" effekti yaratip sizi merakta birakmak degildi. Fakat az önce yorumlari, tarife olan ilgiyi görünce sevinmedim desem yalan olur;) Tarifle dönecegim, söz!
Gecen hafta basi Münevver'in Tatli YE icin osmanli mutfagindan yaptigi tarcinli aga lokmasini görünce sasirdim ve yeni birsey ögrenmis oldum. Sasirmamin sebebi osmanli mutfaginda Avusturya mutfaginin taninmis bir tatlisinin nerdeyse aynisini görmekti. Tarcinli Aga Lokmasi patatesli hamurundan yapimi ile hazirlanis sekli ve dekoratif tamamlanisi acisindan Marillenknödel'e (kayisi knödeli) cok benzeyen bir tatli idi. Avusturya mutfagina Macaristan'dan gelen bir tat olan bu kayisi knödelinin osmanli mutfagindaki aga lokmasi ile yakindan bir akrabaliklari oldugu belli. Kimin abla-abi, kimin kardes oldugu ise tarafimdan arastirilmaya devam edecek. Bilgisi olan parmak kaldirsin lütfen!

Knödel hamur veya patates köftesi demek. Tuzlu olarak ana yemeklerin bir parcasi olurken ici meyvali ve disi tarcinli olarak hazirlandiginda ise bir tatli bu köftecikler. Knödeller iki cesit hamurdan hazirlanabiliyor biri Münevver'in yaptigi gibi patatesli hamur digeri ise benim tamamlayici bilgi olmasi acisindan ve tecrübeli oldugum hamur oldugundan bu tarifte kullandigim quark peynirli bir hamur. Knödellerin ici icin kullanilan meyve cesitleri de klassik olarak kayisi ve erik cesitleridir. Erik knödelimin aga lokmasindan tek farki icine kullanilan taze kayisi veya erik olmasi degil, osmanli mutfaginda herseyin bir sekilde zariflestirilmesinden dolayi ortaya cikan baska bir fark aga lokmasinin hamurunun knödellerden daha ince olmasi. Knödel sicak(ilik) yenir benim resimde yaptigim gibi bicakla dümdüz kesilmeden catalla batirilip kesilerek yenir. Neden mi, knödelin dokusunun kivamli olup olmadigini görmek icin.


Biz severek yememize ragmen türk damak zevkine uymadigini düsündügüm icin olsa gerek yazin yaptigim kayisi lokmalarini yayinlamak aklima bile gelmemisti. Daha gecen hafta almanca blogumda baska bir arkadasa erikler bitmeden eriklisini (Zwetschgenknödel) yapacagim demistim. Arkasindan Münevver ve ailesinin lokmalari sevdigini okuyunca bu tatlinin eriklisini daha fazla geciktirmedim. Carsamba aksami evimizdeki son iftarda hem esimin - sanki türk tatlisiymis gibi- özlemini gidermek hem de yorumlara bakilirsa blog okuyucularim icin yapmam iyi olmus bu knödeli:)

Erik Knödeli
250gr yagsiz süzülmüs quark
(ben evde oldugu icin yagli olanini kullandim)
10-15 yemek kasigi un
1 cimdik tuz
1 yumurta sarisi

10 mürdüm erigi
10 küp seker

2 tepeleme yemek kasigi tereyag
yarim kase taze ekmek kitirindan galeta unu
1 tatli kasigi tarcin

Hamur icin -mesela gece boyunca- süzülmüs quarki, yumurtasarisini, tuzu ve unun büyük miktarini karistirarak ele yapismayan fakat yumusak bir hamur elde etmeye calisin. Ayirdiginiz unla ayarlamaya calisin hamurun kivamini. Yogurdunuz hamuru yaklasik bir saat kadar dinlendirin.
Bu arada eger zaten hali hazirda kendinizin hazirladigi kavanozda sakladiginiz ekmek kurusu yoksa firinlada kitirlastirdiginiz bir iki dilim ekmekten galeta unu hazirlayin rondada ögüterek. Türkiye'de belki firinlarda satilan galeta unlari iyi olabilir fakat marketlerden alinmis galeta unu kullanmayin bu tarif icin;) Ekmek kiriginizin kavrulmus aromasi önemli tarif icin. Erittiginiz terayagina bir avuc ekmek kirigi atin, tarcini ekleyip karistirin. Tavayi bir kenara birakin.
Eriklerinizi sadece bir kenarlarindan kesip cekirdeklerinden ayirin. Cekirdek yerlerine birer küp seker yerlestirip kapatin. 10na böldügünüz hamur bezelerinin ortalarina erikleri yerlestirip kapatin.

Fokurdamayan fakat kaynayan tenceredeki tuzlu suya birakin hazirladiginiz lokmalari. Basta dikkatlice bir kasikla yerlerini oynatmaya calisin tabana yapismamalari icin. Su yüzeyine cikana kadar (10 dakikaya kadar) pisirin. Kevgirle aldiniz lokmalarin sularini süzdürdükten sonra-ben temiz bir mutfak bezinin üzerine birakiyorum bir iki saniye- tarcinli karisimin icinde etrafini bulayin. Pudra sekeri serperek servis edin. Afiyet olsun! Yaptiginizdan haberim olsun;)

Öneriler: kayisi ile hazirlamak isterseniz tarifdeki hamur8 kayisiya yetiyor. Ben klassik sekilde küp yerlestirmek yerine sekerli ceviz kirintilari yerlestirdim bazilarina, güzel oldu. Kaynattiginiz tuzlu suya degisik aromalar mesela vanilya cubugu, tarcin cubugu ekleyerek degisik lezzetler elde edebilirsiniz. Vanilya sosu ile servis edebilirsiniz ve ve ve...Hayal gücünüze sinir konulmamistir. Sadece bu yaptiklarinizin klasik knödelle ilgisi kalmamistir o baska;)

Cuma, Ekim 06, 2006

Kuzu Incik Yahnisi

Bu kez tarifli bir resim. Hem resim cok güzel olmayinca hem de son resimler tarifsiz olunca hemen türk mutfagi yemekleriyle devam edeyim kimseyi fazlaca kizdirmadan;)
Annemden yapilmasini en az ögredigim seyler yahni, incikli ve buna benzer etli kemikli (daha cok haslanan) tarifler. Malesef annem yaparken pek bu tür yemeklerle aram olmadigi icin yapimi kolay olan fakat kücük detaylarda lezzeti gizli olan bu tariflerle ilgilenmemistim. Onun yerine sevip annemden ögrendigim mesela kürdan kebap gibi tarifler spesiallerimden bugün. Motivasyon ne kadar önemli birsey pasif ögrenirken dahi, degil mi!? Birkac yil önce bu tarifler icin aktif ögrenim dönemine gectim; hem düdüklü tenceremi daha fazla kullaniyorum hem bu tür tarifleri daha sik yapiyorum. Gecen hafta yaptigim kuzu incik yahnisi bunlardan. Ramazanin ikinci günü yaptigim süveydiz hem tencereyi ocakta unutarak yogurdunu kestirdigim icin hem iftar vakti resim cekmeyi beceremedigim icin diskualife oldu. Hani laf aramizda zaten etlerim o kadar güzel poz veremiyorlar...
Tarif Sana Mutfagi Kitapcigina ait. Tarifi oldugu gibi yaziyorum ben düdüklü tencerede hazirladigim icin her zaman pisme sürelerini kendimce degistiriyorum.

Kuzu Incik Yahnisi
6 kisilik
6 kuzu incigi
1 coraba kasigi sana veya tereyag
4 adet orta boy domates, kücük dogranmis
veya bir tatli kasigi salca, bir kahve fincani suda eritilmis
6 adet dolma biber, dörder parcaya ayrilmis
(ben renkli etli biber kullandim)
1 tatli kasigi un
tuz
6 bardak su
400 gr arpacik sogani
1 demet maydanoz, kiyilmis
(Üzerine serpmeyi unutmusum)
- Bir tencerede yagi kizdirin. Incikleri ilave edin, biraktiklari suyu cekip pembelesinceye kadar 8-10 dakika kavurun.
- Unu katarak, 2 dakika daha kavurun.
- Karistirarak suyunu, tuzunu ilave edin. Kaynarken, üzerindeki köpügü alip atin. Tencerenin kapagini kapatip, agir ateste 45 dakika pisirin.
- Dolmalik biberleri etin üzerine serpin; soganlari ve sarimsaklari ekleyin; kapagini kapatip 30 dakika daha pisirin.
- Üzerine domatesleri katin. 15 dakika daha pisirin; üzerine maydanozu serpip, servis yapin.
Öneri: Biberleri önceden közleyip yemege eklerseniz farkli bir lezzet elde ediyorsunuz.

Salı, Eylül 19, 2006

Domates, domates, domates?


Yaz biterken bu domates salatasi da nereden cikti degil mi? Aslinda bu salata salata ye etkinliginden önce yapilip bir türlü etkinlik gününde yayinlanamamisti. Nasip bugünlerde etrafimda yapilan domates cesitleri sohbetlerineymis.
Arkadaslarimizdan bir aile Almanya'ya tasindi. Is yerlerini degistirdiler ve ev aldilar. Evlerinin üstünde kücük bir bahceleri var. Bana dün bahceye bahar icin bircok seyi simdiden dikmesi gerektigini anlatti. Daha önce hic bahcesi olmayan bir arkadasim bu. Onu birazcik kiskaniyorum;) Blogculardan Petra'nin bu yil diktigi domateslerden ve aldigi hayran kaldigim mahsulden anlattim belki o da domates dikmeye heveslenir diye.
Gecen hafta bize pek uzak olmayan bir yerde manastir bahcesinde ProSpecieRara adinda bir dernegin yaptigi bahce acilisindan ve tanitimdan dolayi o vakitten buyana degisik makaleler ve haberler okuyorum yerel gazetelerde. ProSpecieRara adindan da anlasilacagi üzere yerel ve azalmis eski cesitleri koruma dernegi. Bu sebze ve meyve yanisira hayvanlari da iceriyor. Yerelciligin sinirlarini bazen haddinden fazla zorlayan Isvicrelinin bu girisimi cok hosuma gitti. Mesela büyük bir marketler zinciri (Coop) ise ürünlerin bir kismini satisa sunuyor. Bu hafta bu zincir az önce sözkonusu acilisi firsat bilip dernekte üretilen ve sattigi ürünleri haftalik reklam brosürüne almis.

Bir el kadar domates cesidi bilen ve sadece 3 cesidini devamli kullanan biri olarak yazin sepetlerde satilan rengarenk büyüklü kücüklü domatesleri görünce cok mutlu oluyorum. Bazen 10 cesit domates oluyor yanyana. Agustos'ta marketin birinde o kadar hos bir görüntü vardi ki, sarili, kirmizili, yesilli, zebrali, tombis, minnacik, yildiz seklinde domatesler yanyana dizilmis bizi alin diye cilve ediyordu. Ne görüntüydü ama. Bu kadar domates cesidin de hangi cesidiyle ne yapilir pek bilmiyorum, fakat öylesine yemegi seviyoruz. Cesitlerin tadinin, dokusunun yerlesmesi icin de en kolayi salata yapmak:)

Petra'nin domatesleri arasinda cok yeni ve avrupa disindan gelen cesitlerde vardi. Fakat bence ister yerel ister dünyanin baska bir yerinden gelen bu cesitliligi korumak güzel ve önemli.
Belki sizde degisik yerel domatesleri toplamak istersiniz diye düsündüm.

Bu arada not düsmeden edemiyecegim. Malum kabak sezonuna giriyoruz ve biliyorsunuz kabakta el kadar cesit ismi bile bilmiyorum. Her yil bir tanesini ögrensem ömrüm kabak cesitlerini ögrenmeye yetmez fakat en azindan azim göstermis olurum degil mi? Bu yil ismi kolay olan "mikrodalga firin kabagi"ni ögrendim. Aldim fakat daha pismedi tadini cok merak ediyorum!

Salı, Eylül 12, 2006

Kara Mürver, Patlangic, Sahmelek

Biliyorsunuz mürver ciceginin türkcesini daha bir kac ay önce ögrendim. Simdi baska isimleri oldugunu da ögrendim. Yöresel isimleri. Alman foodblog etkinligi icin tam zamani diye bir bir kavanoz kara mürver receli ve kompostasi yapacaktim. Yaptigim kompostoyu mürver suruplu sorbe ile renk cümbüsünde birlestirecektim. Fikir güzeldi ama nerde yetistiremedim. Mevsimi gecmeden mürver surubu yapan veya agaci olanlara, agacina ulasabilen arkadaslarin en azindan fikirlerimden haberi olsun istedim. Tam zamani hatirlatmasi olsun;) Belki siz yaparsiniz Oya, Hanife ve Özgül?!?
Son olarak ta bizim burada havalarin cok güzel oldugunu söylemek ve meyve buzlu bir mürver cicegi suruülu icecekle bas basa birakiyorum sizi. Sagol metrolojide ilk ismailimiz ;)

Cumartesi, Ağustos 05, 2006

Tirtilin "ölüm" dedigine usta "kelebek" der !

Sevgili arkadaslar, uzatmali "tatil"den döndüm. Bazi yorumlara, sevgi ve merak dolu maillerinize önümüzdeki günlerde yavas yavas cevap verecegim.

Hayatimda biri vardi. Bundan nerdeyse 20 yil önce yedigime ictigime cok dikkat eden, yemek yapmayi ciddiye alan, yemek yapmayi sadece günlük bir ihtiyaci gidermek icin gecistirmeyen biri. Cumartesi sabahlari bana kendi versiyonu tarhana corbasi yapmasini ögreten, top tarhana yememe izin vermeyen sira disi biri. Cola tüketimimi siki kontrol altinda tutan sert biri. Yemekhaneden yemek yemek yerine kafeteryadan patates kizartmasi kacamagi yapmis köftehorlari yakalayan, sessizce gülen biri...Gülsen'in yaptigi kremali kabak corbasini seven yakisikli biri...
Hersey icin tesekkürler, Allah rahmet eylesin bir dayicigim!

Perşembe, Haziran 15, 2006

Pürmüzüm ve yeni deneyim italyan merengi


Cumalar benim deney günlerim oluyor galiba. Gecen haftada gül serbetli dondurmadan kalan yumurta beyazlari ile Saison dergisinde gördügüm bir tatliyi yapayim istedim. Ahududu sorbeli ve ahududlu bir fincanin üstüne beze sikilmis iki dakika firina vermislerdi. Beze de hos bir renk almisti. Resim cok hosuma gitmisti. Fakat daha da cok hosuma giden sey yeni pürmüzümle birseyler yapmak istememdi. Alali bir ay kadar oldu:) Icinde gazi(?)yoktu. Esim calismaya hazir hale getirdiginde hemen poset krema katalana (crema catalana) hazirlayip üzerinde ilk denememi yapmistim.
Resimde görüldügü gibi bazi yerleri mini mini yakmistim bile. Gerci Schloss Böttstein'da gecen ay yedigimden cok cok daha kötü degildi karameli fakat daha fazla esmerletmekten cekindigim icin karameli o kadar güzel olmamisti. Sekeri az gelmisti benimkinin. Üstüne üstlük poset krema katalana olmasi da ayibimi örtmedi. Dönelim gecen Cuma'ya. Bir ustanin da fikrini aldiktan sonra tatlinin üstüne firinlanacak beze yapmak yerine italyan merengi hazirlayip pürmüzle yakmaya karar verdim. Italyan merengi yapmisligim olmadigindan icine girecek surup 120° degilde 121° derece oldugunu ölcecek termometrem olmadigini tarifin basina gecince fark ettim. Pastacilarin tüylerinin diken diken olacagi bir sekilde, derecesiz hazirladim italyan merengini. Benim amacim pürmüzle calismak ya merengin kivami pek önemli degil dedim;)
Acemi sansi ile bence hicte fena olmayan bir sonuc elde ettim. Inanilmaz tatli birsey. Tatli derken harika tatli anlaminda degil seker seker tatli anlaminda;)

Bu Cuma yeni birsey deneyecegimi düsünmüyorum;) Tatilimiz icin biraz alis veris yapip bavullarimizi hazirlamaliyim:(

Salı, Haziran 13, 2006

Sicaklar bastirdi!

Daha IFE'nin dogum gününe acaba hava acar mi, isinir mi derken bir hafta gecmeden havvalar öyle bir isindi ki sormayin. IFE dün bütün ögleden sonra yüzme havuzundaydi. Sanirim yeterince sik basini islatmamis ki eve geldiginde pilleri bitmis vaziyetteydi. Benimle cilek bahcesine gider misin soruma bile sessizce hayir cevabini basini sallayarak verdi. Kapinin önünde duvara dayanmis bir sekilde uzunca bir oturdu. Bense oglani gelir gelmez elinden alip koluma takip cilek toplamaya gidecektim. Geceyi hafif atesli ve sikintili gecirdi. Beyi günes carpmis.
Aslinda sicaklar basti derken size Nigella Lawson'dan gecen ay bizdeki bir davet icin denedigim bir icecekten bahsedecektim ogluma daldim. Mürver cicegi surubu ve carki felek meyvesi ile hazirlanan bir serinletici. Isin garibi almancada cok sikca kullanilan ve duyulan iki ürün olmasina ragmen iki ana malzemenin hic simdiye kadar türkcesi nedir ki diye sormamisim kendime. Biraz önce sözlükten baktim! Carki felek meyvesini alip yemese bile multivitamin suyu icen herkes tadini tanir. Dondurmasini da taniyan vardir. Mürver cicegi surubu, cayi ve jölesi cok yapilir. Mevsimi tam simdiymis. Kendim yol kenarlarinda bahcelerde ciceklerini görsem de hic simdiye kadar herhangi birseyini yapmadim. Surubuna burada kolaylikla ulasmak mümkün marketlerde, pazarlarda.
Mürver cicek surublu carki felek meyveli cooler tarifi icin Lawson yapimi kolay icimi cok daha kolay diyor:)
1 ölcü mürver cicegi surubu
2 ölcü maden suyu (asitli tercihen)
3-4 carki felek meyvesi (cekirdeklerini sevmiyorsaniz süzgecten gecirilmis)
buz
bir iki yaprak nane
Bütün malzemeyi karistirin, servis edin.
Simdi bu malzemleri olmayanlar sikayet edebilir. Fakat belki ikisi de bulunuyordur Türkiye'de simdiye kadar duymadigimizdan bilmiyorsunuzdur. Carki felek meyvesinin ispanya'da yetistigini biliyorum. Belki Akdeniz kenarlarinda Türkiye'de de yetisiyordur. Mürver bitkisi varsa ki olma olasiligi var ev yapimi mürver cicegi surubu bile hazirlanabilir belki. Taniyanlar bilenler varsa yorum yazmalari rica olunur;) Ben bu surubun parfesini hep övdükleri ve özel recete olarak verdikleri icin onu denemek istiyorum. Gec gelen yaz ve simdi de bizim kapiya dayanmis tatilimiz derken ancak tatil sonrasina kaldi. Bakalim dönünce yapabilecekmiyim. Not: Asagidaki resimde mürver cicegi surubu hemen amber cicegi surublarinin solunda.

Brugg pazarinda
EK:Dün aksam yaziyi girerken mevsimi ama alman ve ingiliz arkadaslardan mürver cicegi ile yazi yayinlayan yok derken Delicious Days'in girisini simdi gördüm. Mürver cicegi ile neler yapilirmis, neye benzerelermis görmek icin tiklayiniz lütfen.

Cuma, Haziran 09, 2006

Dondurma


gül surublu dondurma
Resmi cuma günü ekledim sonra yazimi bir türlü ekleyemedim. Üsttedeki dondurma Nordljus'dan ve tarifinden etkilenerek yaptigim bir dondurma. Icinde kaymak (double cream), sakiz, gül surubu, kaküle var. 10 gün önce cuma 4,5 yildir kullanilmak icin bekleyen dondurma makinami cikardim killerden. Esimin kuzeni Sidika abladan ev hediyesiydi. Derin dondurucumda bir türlü yer acamamistim kabi icin. Gecen yilda iyice kafaya koymus olmama ragmen yapmak istedigimde araya birseyler girmisti. Kisinsa saatlerce bodrumda tikabasa duran bütün esyalari bir sag bir sol yaparak dondurma makinami aramis bulamamistim. Kista olsa dondurma yapacaktim sanirim o günlerde cok hosuma giden bir tarif görmüstüm. Bir kac gün sonra makinami gecen yil killere cikardigimi gördüm. Artik düsünün ne kadar bakar kör geziyorum ortalikta;) Bu yilki dondurucudaki malzemeleri kullanirken yerlerine hic birsey koymamak icin karar aldim kabima yer acmak amaciyla. Cuma günü IFE ile nereden dönmüstük bilmiyorum ona dondurma yapacagima söz verdim. Kabi derin dondurucuya yerlestirdim. 24 saat sonra yine bir yerlerden gelme telasi ile dondurma icin sabahtan hazirladigim karisimlari makinaya yerlestirdim. O karistirirken ben baska seylerle mesgul olacaktim. Kapagini tam yerlestirmemisim ki makina calismaya basladiginda kapagi "simdi yerlestim" sesi cikardi. Ben dur bakayim iyi yerlestirmedim mi ki diyip kapagi actim ve kolu cikardim!!! Acemiyim ya kolu tekrar icine yerlestiremiyecegim aklimin ucundan bile gecmedi;) Karisimin bir kismi donmaya baslamisti bile. Is basa kalmisti. Spatula ile karistir babam karistir...15dakika karistirdim. Karistirma esnasindan asagidaki resim. sonuctan biz memnunduk herseye ragmen. Carsamba IFE'nin dogum gününe gelen dedesi ve anneannesigil icin ben makinayi hemen tekrar cikardim. Sabahtan karisimi hazirladim. Bu kez süt icinde kaküle kaynatip sakiz eritecegimden sabahtan yapmak sadece pratik degil gerekliydi de. Ögleden sonra bu kez herseyi dogru yaparak ve fazla merak gösterip makinayi durdurmadan calistirip kendi kendine dondurma yapmasina izin verdim. Son 15 dakikasinda makinaya dondurma icin iyice sabirsizlasmis IFE rahat vermedi. Acik penceresinden bakip bakip "anne oldu" diyordu:) Elindeki kasikla oraciktan dondurmaya dalacak iyi korkuyordum. Makinanin yanindan uzaklasmayi aklinin ucundan bile gecirmiyordu...
Ben dondurma seven biri degilim ailemdeki dondurma severlerle karsilastirilinca. Belki bir yaz boyunca dondurma yemeden de gecirebilirim. Olunca hayir demiyorum gerci. Bu dondurma makinasi ve dondurma yapimi ise cooook hosuma gitti. Pratik birsey ve diledigince kolayca yaratici tarifler deneyebilmek mümkün. Tek desavantaji bir kac cesit dondurmayi ayni anda yapamaman;) Her eve gerekli mi bir dondurma makinasi !? Hayir, sadece dondurma sevenler icin gerekli.
Konu dondrumadan acilmisken dün yeigim bir dondurma cesidinden bahsetmek istiyorum: Mürdüm eriklisi. Siz belki taniyorsunuz fakat ben daha önce bu cesidini hic yememistim. Gözüme de ilismemisti simdiye kadar, pembeli, kirmizili dondurmalar yedigim dönemde dahi. Hosuma gitti hafif eksili eksili. Mürdüm erigi ciktiktan sonra belki Eylül'e kendim deneyebilirim diye düsündüm.
Dün müzeden sonra

Pazartesi, Mayıs 29, 2006

Kizarmis fener baligi


Bu haftasonu balik yaptim özel bir etkinlik icin. Size Balik YE icin bir hatirlatma olsun fakat bu seferki etkinlik Özgül'le ikimizin özel etkinligiydi.
Gecen hafta tesadüfen ayni porgramin iki degisik tarifini yapinca her birimiz diger tarifleri de hazirlayip beraber bir sofra tamamlamak istedik. Benim icin cok zevkli oldu Özgül'le birlikle sanal bir sofra hazirlamak. Hazirladigimiz menüyü sunumumuz belki sanal fakat yemekleri hazirlayip yapip evde ailelerimizle lezzetine bakarken birbirimizin misafirleriydik sürekli:) Sanirim biz her firsatta birbirimize misafir olmaya devam edecegiz.
Size sundugumuz yemeklerimizin bir diger özelligi ise hepsinin bir sekilde popüler ya da yildizli ascilarin hazirladiklari yemekler olmasi.
Buyrun Menümüze:
Giris icin Özgül'den Sarah Wiener'in Zencefilli Mango Corbasi
Etli ana yemek olarak benden Alfons Schubeck'in Kizarmis Biftegi (vanilyali, kaküleli)
Balikli ana yemegimiz Saverio Pugliese* kizarmis fener baligi, zeytinli, kirmizi soganli
Tatlimiz Ralf Zacherl'den balsamik sirkeli cilek üzerine sütlac toplari

Eger linkleri kullanirken Özgül'ün tariflerine ulasamiyorsaniz cok üzgünüm. Bir hayli ugrastim olmadi. Tariflere ulasmaniz icin Özgül'ün sayfasinda Mango corbasi 21 Mayis girisine ve balsamik sirkeli cilek üzerine sütlac toplari ise 28 Mayis girisine bakmanizi rica ediyorum.

Zeytinli, Cipolle di Tropea'li Kizarmis Fener Baligi
(Gebratener Seeteufel mit Oliven und Cipolle di Tropea )

4 fileto fener baligi (her biri 180gr civarinda)
300gr orta boy
80gr zeytinyaginda marine edilmis kuru domates
80gr cekirdeksiz siyah zeytin
100g Cipolle di Tropea (Kalabriya*²'nin Tropeya bölgesinden uzunca kirmizi soganlar)
2 domates
5 dal biberiye
2 dis sarimsak
100ml aycicegi yagi (ben daha az fakat zeytinyagi kullandim)
Zeytinyag
Deniz tuzu
Karabiber
Üstü icin dereotu

Firini 190° isitin.
-Patatesleri soymadan yikayin ve bir santime yakin kalinlikta dilimlere ayirin. Yagli kayitli tepsinin üstüne dizin dilimleri üzerlerine firca ile zeytinyagi sürün üzerine bir dal biberiyeden kiydiginiz yapraklari serpistirin. 190° de 12 dakika firinlayin.
-Balik filetolari temizleyip, suyunu aldiktan sonra tuzlayin ve karabiber serpin. Ayciceginin 2/3 icinde harli ateste balik filetolari hizli kizartin. Bir firin kalibina alin pisen filetoleri. 5 dakika daha firinda pisirin 190°de.
-Balik filetoleri pisirdiginiz tavaya zeytinyagi ekleyin ve yagi isitin. 8 ayirdiginiz soganlari kavurun icinde önce. Sonra ikiye böldügünüz kuru domatesleri ekleyin. Daha sonra zeytinleri ekleyin. Siralamaya dikkat edin. Ancak simdi ikiye böldügünüz sarimsak dislerini ekleyin. En sonunda cekirdeklerini ayirdiginiz küp küp dogradiginiz domatesleri ekleyin. Kalan 4 dal biberiye yapraklarini da ince kesilmis ekleyin. Orta ateste 2 dakika kadar daha pisirin.
-Patatesleri tekrar firinda isitin. Isinmis servis tabaklarinin üstüne yildiz seklinde yerlestirin. Balik filetonuzu ortasina yerlestirin. Sebzeyi üstüne dökün. Deniz tuzu ve dereotu serpistirin.
Tarife link veriyorum oradaki resimde de görüldügü üzere üstüne biraz zeytin yag gezdirebilirsiniz.
*Galiba bu dünya kupasinda alman milli takimin ahsici.
*² Güney Italya



Cuma, Mayıs 26, 2006

Yemek ve polisiye

Resimle yazmak istedigimin ilgisi yok. Sadece ikisi de bir sekilde dünü ilgilendiriyor.
Resim carsamba aksami Richard'in veda partisinden. Masanin sadece bir parcasi;)
Konu ise Donna Leon. Ve onunla ilgili ögrendigim seyler. Daha önce röpartajlarindan bir ikisini degisik yerlerde okumus kendisini de Göttingen'e imza gününe geldiginde görmüstüm. Fakat hic bir polisiye romanini okumadim. Oysa kendisi Almanya'da en cok satanlardan. Kitaplarinin italyanca cevrilmesi kendisi tarafindan yasakmis. Cok ilgimi cekti. Yasadigi yerdeki insanlari ve onlarla olan iletisimini oldugu gibi koruyabilmek icin kücük bir tedbirmis. Birgün Venedik'e yasadigi ve polisiyelerini yerlestirdigi sehre yolum düserse önceden okumus olmak istiyorum artik bir iki kitabini. Kritise edildigi konulardan dolayi okumak istiyorum. Bu konular pilisiyeden cok günlük hayati, yerleri, yemegi, icmeyi anlatmasiymis. Hatta belgesel sirasinda konuyu yemege getirip sordular. Kitaplarinda ustaca tarifler veriyormus ve okuyuculari tarifleri deneyip cok memnun kaliyorlar ve Donna Leon'dan yemek kitabi istiyorlarmis. "Düsünüyor musunuz ?" dediler. Donna Leon simdilik yemek kitabi cikarmayi banal buluyormus;)

Cuma, Nisan 07, 2006

Sarimsakli Brioche Ekmekcikleri

Hafta basinda le menu dergisi aldim. Kapagindaki ve bu tarif hosuma gitmisti. Hemen ikisini de yaptim.Tarif gün icinde eklenecek;)
Bir önceki ay aldigim dergiden hic birsey denememistim. Arasinda aksam yemegi daveti icin tarifler vardi. Fakat agir misafir agirlamadigimdan gecen ay tariflerin birini denemek mümkün olmamisti ve o an icin gözümü alan bir tarif cikmamisti. Bu ayki dergiden simdiden 3 tarif denedim:)
Aslinda ben briocheleri hafif tatli ekmekcik olarak taniyorum. Gerci Isvicre'de apero olarak eglenceler icin cok hos sunumlu bir tost ekmegi kulesine de brioche diyorlar. Neyse tarifde seker yoktu. O yetmiyormus gibi ben tariftte paskalya cöregi icin kullanilan un(%90 bugday %10 delice-kizil bugday= ikiside beyaz) kullanilmasina ragmen evdeki ekmek makinesi icin olan hazir un karisimlarimdan kullandim. Tarifin orjinalini ve parantez icinde benim yaptigim degisiklikleri veriyorum.

Sarimsakli birioslar ( Knoblauch-Brioches)
350g paskalya cöregi unu veya normal un (tam bugday unu, cavdar unuve yulaf kirigi bir karisimi kullandim)
1/2 cay kasigi tuz
20g ufalanmis yas maya
150ml ilik süt (kullandigim undan dolayi biraz fazlalastirdim)
1 yumurta
100g oda sicakliginda küp küp kesilmis tereyag
2-3 dis ezilmis sarimsak
üstüne
1 yumurta sarisi, 1 yemek kasigi süt eklenmis
(yumurta beyazini hamura ekledim)
1 yemek kasigi galeta unu (ben kullanmadim, unutmusum)

Sirayla malzemelerden bir hamur yoguruyoruz. Oda sicakliginda hamurun iki kati büyümesini bekliyoruz. (2 saatten fazla sürebiliyor.)
12 parcaya böldügümüz hamurlari yaglanmis unlanmis brioche kaliplarina veya öylesine yagli kagitli tepsiye koyuyoruz. Örtülü bir sekilde tekrar kabarmalarini bekliyoruz. Ekmekciklerin üzerine yumurta sarisi sürüyoruz. Galeta unu serpistiriyoruz. 200° de 20-25 dakika pisiriyoruz. Hafif sogumus veya soguk servis ediyoruz.
Not: Peynirle, Salata ile veya mezelerle yemek icin uygun.